Subscribe News Feed Subscribe Comments

2010a hazır değilim. 2009a da hazır değildim gerçi. boş anında yakalıyorlar adamı. birdenbire böyle. aniden 1 ocak oluveriyor. 18 gün sonra da bi yaşıma daha giriyorum.

doktorum beni hala lise2 ye gidiyorum sanıyor. "e tabi sistem değişti 2 senen var össye daha, çalışırsın kazanırsın" dedi. "ben üniversite 2.sınıftayım ama" dedim. şaşırdı. "ne ara kazandın" dedi.
ne zaman gelsem dersanen nasıl gidiyor diyor.

panoradaki en üst katta atarilerin olduğu bi yer var ya. resmen çocukluğuma döndürdü beni, bizim zamanımızda atakulede dream land vardı. hoş gerçi aynı şeyleri yaşatmaz ama siz beni oraya sabah bırakın,
akşama alırsınız.

Ben son günlerde bi ilaç kullanıyorum. Aslında güzel etki ediyor iştahımı kesiyor bütün gün yemek yemeden gezebiliyorum ama abartı bir biçimde çikolata, şeker, dondurma istiyorum. Hoş gerçi çikolata aldım ve pakedi açmamla midemin bulanması bir oldu. Yiyemiyorum işte. Garip garip kokular geliyor burnuma yemeklerden.. Hiçbirşey yiyemez oldum.
Yan etkisi daha fena. Baş dönmesinin en üst seviyelerini yaşıyorum. Kafam güzel geziyorum sabahtan akşama kadar. Kafam uyuşuyor bi yandan da gereksiz yere neşeli neşeli gezen somurtamayan bi tip oluyorum. Sanki saf enerjinin yeryüzüne inmiş haliyim bu ilaç yüzünden.
Spor salonundan çıkamıyorum içimdeki enerji bitmiyor böyle devam ederse 6 aya 34 beden bile olabilirim abartmıyorum.

balık kafası

Akvaryum balığı olmak kadar da kötü bi varoluş biçimi yok şu dünyada. Hayatın boyunca kendi bokunun içinde yüzüyorsun, en ufak bi atraksiyonun yok, yaşama alanın über sınırlı, başka akvaryumlar ve çeşitlilik yok falan. Akvaryum balığı olmak sıkıcı olsa gerek diyeceğim ama dünya nüfusunun %86sı (küsüratlı sayı veriyorum ki salladığım anlaşılmasın.) balık tipi hayat yaşıyor bence. Akvaryumun dışında birşeyler görüyor o kadar. Uu bayağı dramatik oldu balıktan nereye geldim, bitireyim.

chipstix!

ankarada dün chipstix satılan bi yer buldum. nasıl hüzünlendim anlatamam. gittim aldım yedim. ankarada keşke satan bi yer olsa diye düşünürken karşıma çıktı.
chipstix negzel şeysin sen.

birdenbire beliren mim

finduilas beni mimlemiş. 7 soru varmış o halde işte cevaplar:

1 - Kullandığınız parfüm markası?
İki parfüm kullanıyorum. body shop- japanese cherry blossom ve elizabeth arden- sunflowers

2 - En son okuduğunuz ya da okumakta olduğunuz kitap?
Altan Öymen-Öfkeli Yıllar

3 - En son izlediğiniz film?
Capitalism: A Love Story

4 - Okumaktan zevk aldığınız kitap türü?
Fantastik kurgu, tarihsel, gerilim/korku. (aha aha aha finduilastan aldım hiç değiştirmeden yapıştırdım.çünkü aynı.)

5 - Vazgeçemediğiniz, beğendiğiniz giyim markanız?
Topshop vardı ankarada kapandı, şimdi donla geziyorum ldskgj..onun dışında marka takıntım yok.güzel bişey varsa mağazalarda marka ayırt etmeksizin alıyorum. Ayrıca inditeks ürünlerine kızgınım (zara, stradivarius, bershka, pull and bear) kalıpları çok küçük yapıyorlar. medium giyen insan large giyiyor mesela. ispanyollar zayıf diye biz de öyle olmak zorunda değiliz. kalıpları biraz büyük yapsınlar, daha da alırım.

6 - Saç renginiz?
aslen kumral, şimdi sarı. bi kaç aya nolcak belli değil.

7 - Göz renginiz?
kahverengi

now, that's the sarcasm.

"ay ben insanlarla kaynaşmayı beceremem önce sen tanış sonra ben bi bakarım tanıştır beni onlarla" , "ay ben çok asosyalim kesinlikle konuşmam insanlarla yapamam bıkbıkbık.." diye başımın etini yiyen ya da "başkası benim yerime başlasın değişik/farklı olaylara sonra ben bi göz atayım" kafası yaşayan über cesur kişinin, gidip de liderlik ve girişimcilik semineri etkinliğine katılıyor durumda olduğunu görmem falan..

bunun insanlık dışı olduğunu hala düşünüyor musunuz?

dün televizyonda bu reklama denk geldiğimde neredeyse ağlatıyordu bu reklam beni.en hassas olduğum konulardan biri hayvan hakları,savunmasız sokak hayvanları..keşke daha çok duyarlı insan olabilse..


- click here

biz herşeyi açık açık paylaşırız temalı blog yazısı

inatcı hardal :
*nabır
ismini verip de şimdi rencide etmeyeyim :
*iilik senden nabır
*ben bi sıçıp gelem ya
inatcı hardal :
*ldsjg

Bir gripten diğerine koşuyorum. geçen ay da griptim şimdi de gribim. sanırım dünyada ard arda tek grip geçiren insan benim. bu sefer burnum fazla tıkalı, tat ve koku alamıyorum. Ketçap da aynı dertleri yaşadığı için tat ve koku alamayanlar dayanışma toplantısı gibi bi hava oldu geçen gün sıtarbaksta, çok hüzünlendim bilög. kahve içiyordum "bak sadece tadını hatırlamaya çalış" dedi o an kendimizi koyverip ağladık ühühühüh adaletin bu mu dünyaağ diye. Yoo öyle bişey yapmadık tabi. Sadece ketçapın çektiği acının aynısını çekince emeğe saygı +rep dedim kendimce. Bir de tat ve koku alma en önemli duyular bence. 2 gündür yemek yiyemiyorum tat alamadığım için. Süzüldüm resmen. Yediklerimin önemi kalmıyor. Çorba ya da çay fark etmiyor şu durumda. İkisi de sıcak içecek. Annem benim hayatım boyunca tat alamamamı istiyor çünkü 2 günde 2 kilo verebildim, müthişim.
Tatili de yedik işte arkadaş buluşmalarıyla, manita buluşmasıyla, akraba ziyaretleriyle. Eski bayramlarda öyle miydi vizeler bayram sonrasına gelirdi bayramda ders çalışırdım ben.
Bi de tat almaya başlayınca beceriksiz bukalemunlarda hazırlanan eppek gibi omletin aynısını yapıcam.nesi beceriksizse.yetenekli.bezelye falan da yapmasını biliyor beceriksiz olduğuna bakmayın. gerçi o gün iki tür omlet yapmayı öğrendim. iki ayrı arkadaştan iki ayrı omlet tarifi aldım. biri v for vendettadaki gibin. öteki iste karbonatlı unlu eppek gibi olanı. ekmeğe eppek diyoruz çünkü Aytek var. civcive tam ekmek atıyor.öyle anne babadan da aytek olması üzücü.
cnbcetv nin ard arda aynı tweetleri yollamasına uyuz oluyorum. bi de çok reklam yapıyorlar "e takip etmeyi bırak" diyenler olabilir, hangi filmler var onu söylüyorlar o zaman iyi,o zaman yararlı.
aylar sonra az da olsa uzun birşeyler yazabilmenin mutluluğunu yaşıyorum.
hayat güzel, mis. mis derken tabi koku alamıyoruz. hıhı.
herşeyden bahsettiğime göre gidiyorum.

üretim 101

eveet şimdi burada üretim dersi almayanlar için tek yazıda bu dersi öğreteceğim size:

anne dolma içini hazırlar,dolmayı sarar,tencereye koyar,pişer (üretim süreci)..ardından hardal gelir tencereyi açar,sarmaları yer(nihai tüketici.)..anneye "eline sağlık" der (feedback mekanizması) anne "afiyet olsun fazla yeme misafire de kalsın." der. (feedback mekanizmasının devamı.)

anlayan herkese AA benden curve falan da yok hadi bakalım.

-bugün camentayla twilight-new moona gittik.o kadar dalga geçiyordum "oo eddy bebeyim hadi höpürdet benii" diye sırf ceykıb için görülürdü bak büyük konuşmicaksın işte hiç bi zaman.o kaslar ne öyle..bi de ceykıb üstünü çıkarırken salondaki kızlarımız "vueaaa" diye bağırdılar.o an gülme krizine girdik.

-öf camentayla aynı anıyı yazınca ne pis bişey oldu yaratıcılıktan yoksun falan.

-edward cullen'ın sürdüğü ruj var ya.evet.aynısından bende de var aynı ton.tıpatıp.eğlendim.

-vizelerim bitti gönençliğin ötesinde bir kıvançlık duyuyorum.en azından 1 ay rahatım.sonrasında finaller sonrasında da amsterdam.

-vuhu maddeli bişeyler yazıyorum buraya.

-grip başlıyor..akşam eve geldiğimde farkettim zaten ateşim yükselmeye başladı.hazırım.sınav da yok zaten şu sıralar gribi atlatabilirim.

-kışlık bişeyler alma eğiliminde olan camentayla ben koskoca panorada hiç bişey bulamadık. artık firmalar kazak falan getirmiyorlar. cidden kışlık kazağa ihtiyacım var.geçen sene tişört aldım sürekli. şimdi kışlık arayışlarındayım..

-saçımı boyatacağım ama turuncu mu olsun sarı mı olsun bilemedim.

şimdi gidiyorum.adieu.

love etc.

Body Shop yeni bi seri çıkarmış love etc. diye. Zaten ilk adını görür görmez o bölüme koştum hehööö "love etc." diye koşarak. Ben aynı isimdeki şarkıyı çok seviyorum. Pet Shop Boys'un. İsmen aynı olunca direkt ilgimi çekti.

you need more you need more you need more
you need love.

yolda yürürken ilahiyat fakültesinin önünden geçerken ilahiyat fakültesinden dave gahan tipli bi öğrencinin çıkması.alakasız.
kendi kendime gülmem falan
reach out and touch faith. direkt çağrıştırdı.

sabahın 8inde pimapen yaptırmaya başlayan matkapların çekiç seslerinin durmadığı ey üst kattaki komşu,
az sonra matkabı uygun bi yerine sokup sonra aşağı,eve geri dönüp derse devam etmek istiyorum.
gece zaten uyuyamamıştım, sabah uyuyayım dedim baktım 1 saat geçti geçmedi, çekiçler çalışmaya başladı.
öfke doluyum. lütfen ya acı bana üst komşu 4 vizem var (acı bana 4 çocuğum varmış gibi oldu bu dlksgj) yoksa kavga çıkartıcam.
ayrıca 5 gündür doğru düzgün uyuyamadığım gerçeği var. sabah 5te yatıp sabah 9da uyanıyorum falan..sonra sınavlara giriyorum.öküzlemesine 12 saat uyumak istiyorum!

son.

2012 geldi sinemalara gittim gördüm yine dünyanın sonu geldi yine baş kahraman kurtuldu ama ben böyle dünyanın sonu temalı filmleri çok severim. John Cusack'i de severim eh işte olmuş film. Bu sefer ciddi ciddi getirdiler dünyanın sonunu..Bi de tüm rusları öldürdüler ikizler ve köpek hariç.Oooh spoilerımı da verdim..
Neyse dünyanın sonu,kıyamet diyorum, ben lisedeyken kafayı kıyamete takmıştım tabi öss de vardı, dersanede "dünyanın sonu gelse de öss nin olduğu gün,hepimiz ölelim kurtulalım" diye geziniyordum. En sonunda fizik hocam babamı dershaneye çağırmıştı. Kıyamet senaryoları kuruyordum derste, fizik dersini kaynatmak için. "Ay hocaam şimdi meteor yağsa falan bu acılardan kurtulsak güzel olmaz mıı?" diye.. En sonunda hoca dellendi benim manyak senaryolarıma gitmiş babamı çağırmış konuşmaya "kızınız dünyanın sonu gelsin istiyor onu bu moddan çıkaralım pozitif düşünsün bıkbıkbık" etmiş/ demiş.
Yazının sonunu nereye bağlayacağım,
derslere ve sınavlara tabi. 2012de dünyanın sonu olur da gelirse vize/finallere çalışmak neden ? Ben gezeyim eğleneyim. Boşuna çalışıp mezun olunca dünyanın sonu gelmesin.
Of yine hazır değilim vizelere, tsunamiler olsun diye bekliyorum.
15 sayfa finansal tablo özeti çıkardım 115 sayfadan, 200 formül var.
Kağıtlar dolu kafam bomboş..Kurduğum kıyamet senaryolarını filme çekseydim iyi ekmeğini yerdim bu işin.Bak adamlar direkt girişmişler çekiyorlar böyle filmler..

dizi kafası

Bayağıdır yazıcaktım yazmayı unutuyordum, tv kanallarında köy konseptli diziler oluyor ya onlara da gıcığım ben. Fazlasıyla gıcığım. Bi kezban var diyelim. Peşinden 3 adam koşuyor. Kız bildiğiniz köylü güzeli ne eğitimi var ne okuduğu bi kitap ne izlediği bi film var.. Dizideki adamlar da böyle bi kezbanın peşinden koşuyorlar.
Hoş gerçi şehirde de varoş güzellerini manitasız göremez oldum kezbanlık moda galiba.

vizeler başlıyor sınıfımızdaki 4-5 kişi kendilerinden emin,önceden çalışmaya başlamışlar eğer yanlarında henüz doğru düzgün çalışmaya başlamamış biri varsa (ben.) hemen ezmeye başlıyorlar, "ay geçeriz ne kadar kolay ders kalmayız ki ekikikiki." ya da "şu saatten sonra en baştan çalışmaya başlayana acıyoruğğm". diyorlar. daha sonra muhasebe dersinde benim doğru yaptığım soruya büyük bir ukalalıkla yaklaşıp yanlış yapmışsın ı ıh olmaz öyle diyip, hoca hesapları çözdüğünde bi tek benim çözümümün doğru olması...pis sırıtış atmam falan...
ukalaları sevmiyorum.

hadi bunu geçtim, gerçekten şimdi yazacağım üsttekiyle alakasız, içimde acayip fazla sevgi birikimi var (bak buraya yorumlarda ailene arkadaşlarına karşı kullan o sevgiyi diyene terlik geliyor.ciddiyim.) ancak aşık olabileceğim bi insan olmaması fazla kötü. hani biri olsa tüm enerjimi potansiyelimi kullanıcam da yok işte.canımı sıkan durumlardan biri de bu.höfs.
fazla açık sözlü oldum.

sertab erener'in olduğu vob reklamı beni içten içe korkutuyor.kötü diyemiyorum daha kötü-ötesi bişey işte..

az bişeyler işte..

-Ankarayda giderken karşımda oturan türbanlı kızın yanındaki arkadaşına "migrenim geldi" demesi. O kıza göre migren çiş gibin sidik gibin bişey. Geliyor. Sinirlendim. Migren girer dedim içimden, migren öyle gelmez girdi mi saatlerce çıkmaz diye düşündüm. Aaağy migrenim geldi diyor sığır. Sığır işte.

-Kızılayda otobüs durağına yürürken bi simitçinin yanından geçtim.. Beni görünce sıcak simit i daha yüksek sesle söylesi taze taze sıcak simit.. (ben geçiyorum burada.) sıcaaak simiiiit! yuh naptın simitçi ağbi diyecektim potansiyel simit alıcısı tipi gördü herhalde bende. İyi de rejimdeyim ben noluyor? Sinirlendim.

-Otobüse binerken teyzenin tekinin omzumdan sarsmasıyla yerimden sıçradım. Amacı fazla kartınız var mı demekmiş.. Yahu madem böyle bi ihtiyacın var öküz kadın, "pardon bakar mısınız?" de bana.Omzumdan sarsınca ben de korkudan "eööö yok yok kart falan yok yok." diyip otobüse atladım. Ani hareketlere karşı panikliyorum. Sonra arkamdan bana dediği şey "ay kart bassan nolucak fazla kartın var gördüm" . Götüme sokucam onu teyze. Fazla bana o. Paniklettirmeseydin beni mutlaka yardımcı olurdum ego kartımı paylaşırdım seninle. Ama öküzsün teyze,öküz. Hem hata yap hem bana çamur at.


Neyse işte bunlar telefonuma not aldıklarımdı daha çok gözlemle geri döneceğim.

lö müzik

bence artık radyolarda yazdan kalan şarkılar çalmamalı.üzülüyorum.
bugün eczaneye gidiyordum vitamin,bilimum parasetamol ilaçlar,perebron,strepsils almaya.dışarısı da buz gibi.paltomu, beremi, atkımı, eldivenimi alıp çıktım dışarı,eczaneye girdim yazın sahilde dinlediğimiz şarkılardan çalıyor. hani vörcin rediyoda böyle hotel roomlu şarkı tadında hareketli yaz şarkıları işte, hani "uu latin popolu kızlar hadi sahile!" temalı desem daha anlaşılır oldu,evet..yahu zaten kıçım donmuş ölüyorum nezleden az kalsın kar yağacak zaten ankaranın yüksek yerlerinde kar yağmış, hala yazdan kalan hit şarkılar çalmıyor mu deli oldum. üstümü çıkarıp yazlık elbiselerimi giyip sandaletlerimle koşasım geldi.yani ne bileyim artık kışa ait şeyler çalsın radyoda.böyle kar- kahve- soğuk hava- sis ..bunları çağrıştırsın.

Öğlen okula gittim yani daha doğrusu gidemedim, kapısından geri döndüm "bu havada şimdi kim ders çekecek" dedim ve yemek yemeye gittim.Havalar kötüleşmeye başlayınca okula gidemiyorum ben adımlarım geri geri gidiyor.Çekilecek gibi değil hem de bu havada bu okul çekilmeye hiç müsait değil!

haloviğn

bilög dün biz cadılar bayramını kutladık old townda.ben mor cadı şapkası almıştım, 1 günlüğüne de olsa cadı oldum.fotoğraf makinemi evde unuttuğum için hala kızıyorum kendime.ama bayağı eğlenceliydi.ayrıca müzikler de iyiydi, arada buffy ve angel soundtrackleri duymak geçmişe döndürdü.sid ve nancy vardı,sherlock holmes ve geyşa,the dude,silent bob,vampirler ve benim dışımda 2 cadı daha vardı böyle işte bilög.
aslında sarı peruk bulabilseydim lady gaga olmayı planlıyordum ancak seneye artık.

rezistans

bulaşık makinemiz arızalandığı için az önce tamirciler geldi.içeriden konuşmaları duyuyorum "rezistans kireçlenmiş" falan demekteler.hayıığr hayıığr dedim.bu klişeyi en sonunda ev sınırları içinde duydum! "biz bunu değiştireceez" dediler şimdi bişiler yapıyorlar içerde makineye.ama calgonit kullanıyorduk biz?!?

Facebook sayfamda doğumgünü uyarıları haziran ve ekim aylarında tavan yapmakta.sadece bu aylarda doğum oranlarında mükemmel bir artış görüyorum.aynı günlerde 6-7 kişinin doğum günü olması olayları daha da artmakta.

Aşağıayrancı otobüslerindeki yaşlı popülasyonu öldürüyor beni.Otursan ayrı dert, oturmasan ayrı dert.Yer verince iyi güzel hoş,diyelim ki bi kaç dakka sonra yer verdiniz otobüste sizinle ilgili bi uğultu başlamış oluyor "terbiyesiz günümüz gençliği" diye.gençleri sevin yahu.valla iyiyiz biz.yorgunuz koşuşturuyoruz,yaşlı kartımız yok her binişte 1.19 basıyoruz.okulda yoruluyoruz falan.bari siz köstek olmayın.

kuçu

Bugün ankarayda köpekli bi yaşlı teyzenin ankaray'a binmesi, köpeğin uslu uslu durup oturması, köpeğe aynı anda bakan insanların gülümsemesi falan...vagondaki herkes aynı anda gülümsedi,anlık bi mutluluk oldu..o sahne güzeldi.o an iyiydi..

Çak bes

Chuck Bass'in son bölümde (3x5 oluyor sanırım.) Carter Baizen' a uçak bileti alması falan.. Kıskanıyorum..Adamlar zengin. Hal böyle olunca düşman konumunda olanlar da zengin. "Sana şehri terketmen için uçak bileti aldım." diyor. Öyle zengin düşmana can feda. Şehri terketmemi isteyen yurtdışına gidiş biletimi alsın dönüşü falan hallederim.Resmen bilet aldı yahu.Ressmen.

Fast food restoranlarında menü istemediğim zaman kasiyerler benden nefret etmeye başlıyorlar.Oysa ne güzeldi değil mi ilk başta "meraba mekdanıldsa hoşgeldiniz efendim" demeleri."hayır menü olmasın sadece içecek ve hamburger istiyorum" diyince suratlarının ekşimeleri..
Menü istemeyince işlerin bozulmasına gıcığım.

yo mim

Laombra hanımdan mim geldi,okul yıllarımı anlatacağım.Zaten yazacak bir şeyler arıyordum,twitter yüzünden buraya uğramaz olmuştum.Yazacak bir şeyler bulabildim heheh.

ilkokul: okumayı önceden öğrendiğim için(ben 3.5 yaşımdan beri okuma biliyorum ulan!) 1.sınıf çok rahat geçmişti.bir de okula başlama korkum yoktu.ama en unutamadıklarımdan bir ilkokul sınıf öğretmenimiz vardı 5 yıl disiplin sistemi yüzünden kafayı yemediysek iyidir.Hala geyiğini yaparız öyle ki,bu hocanın problemi yanlış çözdüm diye defteri kafama atıp,defterin kafamdan sekip sınıfın kapısının altından geçip diğer sınıfa kadar ilerlemişliği vardır.5.sınıfta da türkçe testinde en birinci olduğumu hatırlıyorum,kalem hediye etmişlerdi bana bi de kompozisyon yarışmasını kazanmıştım..işte ilkokul güzel geçmişti,hatta şu an en yakınlarımdan kimler varsa onları ilkokuldan tanıyorum diyebilirim.(ketçap,capon.)

ortaokulda,biz okulun en komik sınıfıydık diyeceğim,anti klişe timi alıp beni götürecek.ama cidden öyleydik,esprileri hala konuşuyoruz, gülebiliyoruz güncelliklerini koruyorlar.kalıcı dostluklarım ortaokulda başlamıştı.bir de müzik zevkim bu yıllarda şekillenmeye başlamıştı capon cd alıp getirip dinletirdi,ketçapla sırayı karalamıştık bi gün,ertesi sabah müdür yardımcısı gelip bize masaları temizlettirmişti.bana ortaokul anılarını anlat deseler sabahtan akşama kadar anlatırım.bi de okulun bandosu vardı ben trampet çalıyordum,müzik odası'ndan yürüttüğüm bagetler hala durur.

lise,tam bir fiyaskoydu.lgs'yi kazanamadığım için dandik bi düz liseye yazdırmışlardı beni.özel okuldan devlete geçmek büyük bi travma yaşatmıştı bende..birilerine aşık olup kaptırmıştım kendimi, derslere girmiyordum bi arkadaş grubum vardı haftada en az 3 kez okuldan kaçardık.okulun dikenli telleri vardı mesela onları açmak için en sonunda bi arkadaş pense getirmişti,dikenli telleri aşıp,yüksek demirlerden atlıyorduk..Bir defasında bakkal amca yardımcı olmuştu bana,herkes atlamıştı korkmuştum ben "burası çook yükseek"diye, yüksek duvardan atlayamamıştım "imdaat" diye bağırınca bakkal amca merdiven getirmişti öyle kaçabilmiştim okuldan.yani derslere gitmedik genellikle.devamsızlıklarımızı rapora çevirirdik zaten.Öyle rutine bağlamıştık ki okula gidiyormuş gibi evden formayla çıkıp okul kapısında buluşup sabahtan ilk playstation oynamaya internet cafeye giderdik,ardından bişeyler yerdik sonra kafamıza göre takılırdık.öss falan hak getire yani.
Aşık olduğum çocuğu iyice taktım diye bayılmıştım bi de,1 hafta okula gidememiştim o anımı çok net hatırlarım,bi de lise 2 ve lise sondayken bazı hocalar derslerimize girmezlerdi ya da bizi boş bırakırlardı bol bol magic kartlarından oynardık,rpg oynardık kendi çapımızda..bir sürü frp seven arkadaşım vardı onlarla ejderha mızrağı,yüzüklerin efendisi tartışırdık yorumlardık..hey gidi günler hey..

üniversite: 1 yıl gecikmeli olarak kazandım,nasıl devam edebiliyorum ben de bilemiyorum ama geçen yıllara göre tahammül katsayım arttı,çekilmez ortam bana sabretmeyi öğretti,istemediğim bir bölüm ama yine de idare etmeye çalışıyorum.ortamı,insanları çekilir gibi değil,buradan adamakıllı ortak noktalarımın olacağı insan çıkmayacağını bildiğim için her gün yola çıktığımda işkence ortamına gidiyormuşum gibi geliyor.sanırım hayatımın en durgun,en karanlık (oha karanlık.) zamanlarını burada geçiriyorum ve geçireceğim.
üniversite hayatımda zamanın bana ne getireceği belli değil gerçekten.

bu mim de burada biter.daha neler anlatırım da uzun ya.tüm hayatım okuldu zaten,fazla yazmayayım.

Coconut hanımı çok pis mimlerim.

enee mimlenmişim

Finduilas hanım mimlemiş beni.10 yıl sonra kendimi nerede görüyorum? konulu.
Bi yerde göremiyorum, ne olacağıma karar verdim de (hesap uzmanlığı) yani olmak için ciddi bi çaba sarfetmem gerek. 10 yıl da uzun süre. 10 yıla kim öle kim kala. 30 yaşında olacağım 10 yıl sonra. Büyük ihtimal herkes düzenini kurmuş olur ben yine hayat düzenimi oturtamamış, öyle memnun olmadığım bi işyerinde çalışıp, sıkılmaya devam edeceğim. Çünkü benim hayatım bu.

Kendi hayatımı über mahveden bir insanım. Son şanslarımı deneyip "eh bu da olsun bari" diyerek en dandik liseye,üniversiteye giden birisiyim. İş hayatımda da bunun değişeceğini sanmıyorum. Yine bana yeteni kabul edeceğim sanırım mecburiyetten.
Eaah ne kadar iç bunaltıcı bir yazı oldu, şu sıralar gelecek konusunda bir sonraki günler/haftalar/aylar/yıllar konusunda fazla karamsarım.İyi yönden bir duruma bakarsak şöyle olur, fazla çaba sarfedip istediğim işi yapıyor olacağım, güzel bir ev tutacağım bir de uluslararası bir firmayla anlaşma yapsınlar beni işe alsınlar bol bol gezeyim falan filan.
Mimi attım isteyen tutsun hade bakalım.

Heyö bilög,değişik girişler lazım bana yazıya başlamam için. Ben bugün okula gittim. Pazartesi de gitmiştim gerçi ama geçen hafta hiç gitmemiştim. Dersler bayağı ağır bu sene. Şirketler Hukuku falan var adını duyar duymaz "eheh kaçayım..." etkisi oluşuyor. Ancak derslere girmezsem sınavlarda bir şey yapamayacağım gerçeği "gel buraya,nereye gidiyorsun" cevabını vermekte.. Yani geçen seneki gibi "girmesem de olur.kitaba bakarım ehö ehö" olayı bitti benim için.
Bugün ilk defa ders çalışacağım. Bu sene düzenli olucam sözü yalan olmayacak sanırım. Zorunluluktan.. Bir de danışmanım şimdiden iş sınavlarının sorularına göz atmam gerektiğini söyledi. kpss kitabı almalıymışım röh. Şimdiden başlamazsam işsiz kalırmışım. Gerçi benim mezun olduğum alandan iş yapacağım belli değil ki daha ikinci üniversite hayallerim var. Oof dersler feci bak yine aklıma geldi. İvet,kaçarım ben.

Lenslerimin kullanım süresi dolup gözlerimi yakmaya başladıklarında yeni paket açıp eski lensleri çöpe atmaya kıyamıyorum. Üzülüyorum, o kadar ay gözümde durmuşlar kurtarma şansım yok mu diye. Bu arada 1 aylık lensi ben 3 ay boyunca kullanıyorum ta ki gözlerim şişene,acıyana kadar kullanıyorum. Yine tereddüt ettim lenslerle çöp kutusu arasında, vedalaşmak çok zor oldu.

seversen ekime...

bu sözün devamını herkes biliyor ama ekim geldi! Ekimden önce bu sözü kullanamadım, sözde ekimde zayıflayacaktım mesela "zayıflarsam ekime zayıflamazsam ...me kadar." diyebilirdim,ama olmadı! Daha geçen gün ağustostu, yakında kışı da getirirler artık.
Dün de evde sivrisinek vardı bana denk gelir ya hep, sonbahar gelmiş adam hala vız vız diye geziniyordu gece.

mevsime bağlı grip/nezle

kapıma chai tea latte ve zencefilli şekerle gelene söz profitrol yapmazsam şerefsizim.profiterol demem ona ben.
neyse gönüllüler olursa, tatlı, ödülleri olacaktır.
boğazım çok ağrıyor.

türk vatandaşının uyuyan köpeğe verdiği tepki

Okul dönüşü otobüs durağındayken yerde bi sokak köpeği uyuyordu. Uyuyuş o uyuyuş. Serilmiş yere yivrum benim, rüya falan da görüyor akşamüstü güneşi de ısıtıyordu yavrucağı. Neyse, bizim meraklı vatandaşlarımız köpeğin başına toplanmaya başladılar. Ben de köpeğin yanında otobüs beklemekteydim. Bi kadın bağırdı resmen "aağy ölüyoor bu köpeeğk!" diye,öteki bi adam "patisi oynuyor herhalde son çırpınışları.." dedi.Bi amca "gözlerini de kırpıştırıyor gibi bak bak kesin can çekişiyor son saniyeleri" diye bıkbık etti. Eööh bu toplanan kalabalık beni sinir etti, gittim "rüya görüyor o, paniklemeyin." dedim hepsi birden "haaa...öyle miymiş.."(eh olay bitti hepimiz dağılalım efekti var burada.) dedikten sonra kalabalık yok oldu. Ama insanlar uyuyan köpeğe tepkililer. Rüya görmesi falan ilginç geliyor adamlara. Sonra manyak bi amca gelip uyandırmaya çalıştı bunu buraya niçin yazdım, çünkü insanlar salak. Her daim, her yerde salaklar. Uyuyan hayvanı bile kendilerince öldürdüler. Türkiye'de sokak hayvanlarına rahat zaten yok, böyle de yok. Uyku bile farklı görülüyor.

back to school

Bugün okul başladı ya,sinirler içindeyim. Hazzedebildiğim insanlardan çok sinir olduklarımı görme fırsatım oldu. Daha dersler haftaya başlayacakmış niye geldik niye gidiyoruz onun da bi amacı yoktu bugün. Bir kaçını görünce hassas çabuk sinirlenme mekanizmam sınırlarını aştı gözüm seğirdi bütün gün. Gerginliğe hiç gelemem,elim ayağım buz kesti. Herkes mi mal olur? Az bi kaç insan dışında herkes mal olabiliyor bu okulda evet. Sakinleşmek için derin nefes alıp verme egzersizleri yapıp öyle gideceğim artık.

analytics yorumları

Google analytics olayına gireyim dedim baktım neler yazıp gelinmiş buralara.işte bakınız nasıl gelinmiş:

shemale blogspot: hee lady gagayı arıyorsun sen. ama kendisi de söyledi yokmuş pipisi.söylentiymiş.
böbreğimi nereye satarım: yuh.oha.ne gerek var? sağlıklı sağlıklı gez dolaş.
coraline türkçe dublaj: hiç güzel değil. git orijinal dilde olanını izle.
farmville de kara koyun: -de bitişik yazılır anam.o kaybolcak sen sahipleniceksin, tamam?
farmvillede nasıl yeni çiftlik alınır: tek çiftlikle idare edeceksin.toprak genişletebiliyorsun ama.
farmvillede öküz: sensin öküz.
farmvilleyi facebooktan kaldırma: -yi demiş yahu yazıldığı gibi okumuş ahureakajfh.
okul harcımı yatırmayı unuttum: geçmiş olsun.
pavırrencırs izle: geçti artık benden,izlesem de eski tadı vermez.tabi o zamanlar yaş 7.
shemale gaga: valla yokmuş pipisi.ben de var sanıyordum.
çılgınsın adamım: öyleyim bebeyim.

mesleğin zorlukları?

Camenta mimlemiş beni mesleğin zorlukları,bölümün hakkında sorulan sorular diye.Örneğin en abuk soru taksiciden gelmişti.Hem de derse yetişmem gerekirken taksiciye çabuk abi noğğlar 2 dk kaldı hoca almıyoğğ derken.hemen hangi bölüm? sorusu geliyor,işletme diyorum,sonra gelen mal soruya bak:

-nereyi işleticeksin?
-(genelev töbestafrulla..pazarlamaya giriş de görüyoruz zaten.amacım manukyan olmak.hoş onda da güzel para var.ldskgj) bölüm sürekli bişey işletmeyle ilgili değil,biraz iktisat biraz pazarlama dersleri hukuk görüyoruz meslekte sınır yok.(valla yok git istersen idari hakim ol istersen diplomat ol.) genellikle bakanlıklar,bankalar,şirketlerde falan çalışabiliyoruz.

bir diğer mal soru da kıskanç akrabalardan gelir.
-hımm kaç yıllık ki o basit bi bölüme benziyormuş.
-gel sen oku?valla bak basit diyorsan gel oku nolur.bi muhasebe öğren bi şirketler hukuku öğren beynin nasıl pelte oluyor,göt. ehö 4 yıllık işte.yok kendi zorlukları var tabi.

-işletmeyi kolaya kaçanlar okuyormuş.
-senin annen kolaya lkdsjg...kolaya kaçsam okul okur muydum?

-neden işletmeyi seçtin?
-veterinerlik istiyordum baktım puan tutmadı ea2 de güzel hoş,yazdım.

Mesleğin zorlukları demiş de yani işletmeden çıkınca hertürlü bişey olunabiliniyor.Şu sıralar büyükelçilik,dışişleri onunla ilgili ne meslek varsa ona taktım.E tabi başta kpss yi geçmem gerekiyor.
Bi de işletmeden bol bol mezun olan olduğu için aralarında en birinci olunmalı.Gerek yabancı dil olsun gerek kpss puanı,mesleğin zorluğunu geçtim kpssnin zorluğunu düşünüyorum ben öncelikle..
Kimi mimleyeceğimi bilemedim cevaplamak isteyen elime mum diksin.
Zaten sorulan sorulara sinirliydim bu iyi bir neden oldu yazmak için.

House


Dr.Gregory House, dün gece iğnelemeleriyle benim kabusuma teşrif etti.Fransızcayı biliyorum tamam mı? diyordum, Dr.House beni işe alacakmış işte, "seni niye alayım konuşamıyorsun ki" diyordu. İkna etmeye çalışıyordum, bak çokgüzel konuşurum örnek veriyim mi hımm? diye bıkbık ediyordum, tabi bu House'ın işine yaramaz, "çık odadan bastonumla döverim seni haa!" yapıyordu, çok korktum dsflkgj Gregory House yani bu, başkası iğnelese bu kadar bozulmazdım herhalde.Tabi bir de geçen gün girdiğim fransızca mülakatındaki hocanın agresif olması böyle bir kabus yaratmış olabilir.

Blogger açıldı sonunda.Şu post yayınlanırsa sevineceğim.Neler yazacaktım da hiçbiri gönderilmedi.Neyse,ben ankara ya döndüm,yine ıstakoz gibi kızarmayı başarabildim,bir de ufak kısa şeyler yazasım gelince twitter'a yazıyorum,blog açılmadığı için resmen blogdan soğudum.bir de dersler başlıyor pazartesi günü,bakalım neler olacak bu sefer değişik bir programa sahibim.

VMA izleyeceğim diye reklam aralarında sabırla ödül töreninin başlamasını bekliyorum."reklam arasında öldü". Olasılığı yüksek bir haber başlığı. Yarım saat reklam,10 dakika ödül töreni.

"gıdı" strikes back

Bugün öteki 20liğim de alındı.Gıdı tarafımda belirgin bi şişlik var insanlar "kilo almışsın" derlerse ağzımın dikişli olmasına rağmen kafa göz dalmayı planlamaktayım.1 aydır gıdım kaybolsun diye spor yapıyordum ameliyat nedeniyle geri geldi. "gıdı strikes back." başlığa da koyarım bunu.
Bi de hasta olmanın, operasyon geçirmemin bi havası var.Mesela 2 haftadır odamı toplamıyorum "ımmh dikişliyim" diyorum annem toparlıyor.Temizlik için yardım istenmiyor.Arkadaşlarımdan bişey getirmelerini isteyebiliyorum puppy eyes bakışı atıp."kaldır kıçını kendin yap." lafı dikişler alındıktan hemen sonra,sizlerle olacak efendim.
Ayrıca camentanın bana attığı mesaja ağzımı açamadan möhöhoho diye gülmem çenemi ağrıtmadı değil.Aniden oldu tutamadım.

based on a true story

20 yaş diş ameliyatından dolayı çene kemiği ağrısı ve aynı zamanda regl ağrısından ölen hem de spordan bitkin bi biçimde çıkmış bir insanla karşılaşıldığında "naber" diye sorulursa "ımmhh..öyöyöm.öyö gönlör." cevabının alınması kadar doğal bir şey yoktur.

Kaçta durulması gerektiğini bilmeyen belediye çalışanları var ankarada. Şu an caddede asfalt kazıma (yani böyle bişey evet.) çalışmaları yapıyorlar. Matkaplı falan.Ve saatlerimize baktığımızda alakasız bi saat. Belki işçiler oruçlulardır tok karnına yapsın diye melih gökçek adamları bu saatte oraya dikmiş olabilir ama başağrısından ve gürültüden öleceğim gerçeğini değiştiremez.Sana puanım sıfır,büyükşehir belediyesi.

meraba bilög,ben okul harcını yatırmayı unuttum biliyo musun.bu akşam ekranım açılmış ders seçmek için lütfen harcınızı yatırınız diyordu.neyse ki 3 günüm varmış daha.bi de işte dün, ketçapla capon bizde kaldılar, gerçi onlarla konusu açıldığında "lan harç!" dedim birden,yoksa hatırlamıyordum bile.bi de işte bugün çılgınca spor yaptık, resmen yaptım-ettim konulu bi yazı olmasın diye burada keseceğim yazıyı.

Aynı olayları yaşayıp aynı tepkileri/duyguları gözlemlediğim,ancak onlarla "aa aynısı lan!" diyemesem de içten içe sevindiğim anlar oluyor.
İnsanın yalnız olmadığını bilmesi güzel.

anne ben anestezi manyağı oldum

Bugün yirmilik dişim alındı,yalnız alınmadan önce yapılan tek anestezi yetmedi üstüne ikinciyi yaptılar.hala çenem uyuşmayınca üçüncü anesteziyi de oldum.Neyse efendim,bu alınan dişin kemik ağrısı çok pismiş, apranax fort bağımlısı oldum normalde çok almamak gerekiyormuş ancak ağrıdan yerimde duramıyorum.Hep yirmi yaş dişiyle ilgili yazıyordum,artık son!

şimdi ben 2 gündür şopakolik oldum, kredi kartı cüzdanda durduğu gibi durmuyor,pos cihazlarında dansediyor,durduramıyorum.
son bi ürün aldım,adını az sonra bakıp yazacağım,paylaşacağım,ufacık bişey ama 10 lira bayıldım,çikolata kremalı vücut losyonuymuş.
kokusuna hasta oldum.çikolata kokusu yüzünden bazen kendimi ısırmak istediğim psikopat anlarım oluyor.
çok gereksiz bi yazı oldu farkındayım.

evrim karşıtı sözüm sana,

o 20 yaş dişleri evrim teorisinin kanıtı,
bunu biliyor musun ha?
HA?
Yaradılışçılar size götümle gülüyorum.
Neyse, konusu gelince yazdım bu olayı, bir kaç ay önce Cumhuriyet gazetesinin bilim ve teknik ekinde, evrimden dolayı bizde bulunan gereksiz olaylar yazıyordu.
Mesela hıçkırık,kurbağadan geliyormuş.
20 yaş dişi tee milyon yıl önceki büyük çeneli ağbilerimizden geliyormuş.Şimdi çenelerimiz küçüldüğü ve yiyecekleri fazla çiğnemediğimiz için artık gereksizmiş.
Boyun fıtığı da bi yerlerden geliyordu.Balıktandı sanırım.
Neyse,yaradılışı savunanlar,
eğer buraya uğrarsanız,
sinir oluyorum size.
kanıtımız var canlarım.

20 yaş dişi

Geçen hafta 20lik diş konusu açıldığında ketçap ve kıvırcık capona aynen şunu demiştim "benim hiç 20lik diş sorunum olmadı,zhe zhe zhe." diye de pis pis gülmüştüm.
Belayı çektim,2 tane 20'lik dişimi ameliyathanede alacaklarmış.Doktoruma "Ben memnunum 20liklerimden,öyle kardeş kardeş duruyorlar,almayın nolur!" desem de,
"hehehe alıcaz onu,ileride sen rahat edeceksin." dedi dişçi.

Korkuyorum,çok korkuyorum,camenta bana fotoğrafını attı, o da 20'liklerini aldırdığında yüzü bayağı şişmiş,zaten yüzüm kocaman daha da balon gibi olacağım,iyi mi?

ekonomiye can verin?

insanların cebinde para yokken alışverişe teşvik etme çabaları neden?hırsızlık mı yapsın istiyorsunuz vatandaşın?o gıcık çiçekçi,oyuncakçı reklamları çıktığında cinnetlere geliyorum.
sanki para var vatandaşta,saklıyorlar gibi bi reklam çekmişsiniz.
hani var ama almıyoruz gibi olmuş.o reklamlar tedavülden kaldırılsın.vatandaş zaten işsizlikten fakirlikten kendini kaybetmiş durumda.yarasına tuz basmayın.

hardal hakkında 100 şey

camentadan geliyorsle mim:
kendimiz hakkında 100 maddeden oluşan bişeyler yazacakmışız..


  1. Çizgi dizilerin (simpsons,futurama,family guy,south park..daha sayim mı?) hastasıyım.
  2. İşte böyle başlar hardal 100 maddeye.
  3. Yemek yapmayı bilmiyorum.Makarna yapmayı biliyorum ama mesela.Bi de patates kızartmayı.
  4. Ben istediğim bölümde okumuyorum aslında.
  5. Ama bok gibi para var mezun olunca da.
  6. Ot gibi bölüm ama bok gibi para hahahoyt
  7. Çabuk sinirleniyorum.
  8. Aniden insanlardan soğuyabiliyorum.
  9. Hemen yeni tanıştığım insanları sevemiyorum,kaynaşıyorum da sevdiğim insan sayısı çok az.
  10. Ayıp bana.
  11. İki defa Rock'n Coke'a gittim.2006 ve 2009.
  12. Bi de kaçırdığım konser olursa aylarca bunalıma girerim.
  13. İstediğim konserleri kaçırmamak için bol bol para biriktiririm.
  14. Depeche Mode sahne önü için -çok pahalı olursa ve yurtdışında olursa- böbreğimi bile satarım.
  15. Depeche Mode'u acayip seviyorum.
  16. Bi de "çocuğumu keserim" lafını çok kullanıyorum.
  17. Örneğin x konserine gidemezsem çocuğumu keserim lan! gibi.
  18. Farmville çok oynuyorum.Bağımlılık derecesinde.
  19. Görüşemediğim ama Farmvillede tarlası olan ve çok özlediğim insanları günde 6-7 kez psikopat gibi ziyaretlerine gidiyorum.Sarılma modu olsa keşke..
  20. Hayatımda çok çabuk ısındığım,kolay kolay sevebildiğim insan sayısı bir elin parmaklarını geçmez.
  21. Haftada en az 1 defa sinemaya giderim.(Doktor tavsiyesi gibi oldu.)
  22. Kedileri çok severim.Ayrım yapmam cins-tür-renk.Hepsini kucaklarım.
  23. Kan görmeye dayanamam.
  24. Body Shop manyağıyım.Yakında ödül verebilirler benim için.Kara geçirdim adamları resmen.
  25. Hanımın çiftliği=hardalın çiftliği,farmville.çağrışım yaptı.
  26. Bu yaşa gelince köklü değişiklikler olacak hayatımda.Öyle hesapladım ben.
  27. Paris'e taşınmak istiyorum,oradayken satılık/kiralık dairelerin fiyatlarının notlarını aldım,hangi caddede ne kadar diye.Burnumda tütüyor.Para bulunca bi daha gidicem.Doyamadım.
  28. Paris Borsası var mesela.Onu da gördüm.Ya imkb ya da Paris Borsası! Mümkün değil başka yerde çalışmam!
  29. Fransızca aceleyle borsada koşturduğumu düşünüyorum da..Daha Türkçesini bile beceremem o işin galiba ben.
  30. İnsanlarla çok alay ederim.Her salaklıklarına mutlaka dalga geçeceğim bi yer bulurum.
  31. Bazı insanlar var,31 olsa çekilmezler.ahahaha.Bu sayıyı görünce aklıma geldi.
  32. 1 cümleyle film özeti yapıp,hevesimi kıran,yanlış yorum yapan insanların kafalarını American History X'teki gibi kaldırıma koyup kırmak istiyorum.Görseniz 50 yıllık film eleştirmeni zaten elemanımız.
  33. Marks&Spencer'a girince ilk baktığım yer iç çamaşırı reyonu.Güzel şeyler bulabiliyorum.
  34. Ben bir cümle söylediğimde ona kafası basmayan ve 50 kez anlattıran insanlardan da hazzetmem.Söylediysem söyledim.Anlayacaksın,bana ne.
  35. Üşengeçliğimden kurtulmam lazım.
  36. Kızılay fobim var.Kızılaya gidemiyorum.Fazla kalabalık ve bol zırtlan dolu.(zırtlan a.k.a. hanzo.)
  37. Zırtlanların pek bulaşmadığı yer Tunalı ve yukarları..
  38. Amip gibi çoğalıyorlar ama.
  39. Toplama kampı açıp içine yolda laf atan çeşitli hayvanlıktan öte davranışlarda bulunan zırtlanları koymak isterdim.Sonra gaz odası..Ohh mis..
  40. Toplama kampı olmasa bile zırtlanları ve ailelerini kısırlaştırmak istiyorum.
  41. Çok kötücül planlarım var ve hiç hümanist düşünceler değil bunlar.
  42. Cevap veriyorum: 42.
  43. 50de yazmayı bitirebilir gibiyim.
  44. 100ü tamamlamak zor.
  45. Oğlak burcuyum.
  46. Adımı sevmiyorum.
  47. Daha yaratıcı olsaydınız sevgili anne ve babacığım,bişey mi olurdu?
  48. Adımı öğrendiğimden beri ebeveynlerime sinirliyim.
  49. Indie dinlerim.
  50. Elektronik de dinlerim.
  51. New rave de dinlerim.
  52. Britney Spears'ı bunalımından çıkıp anka kuşu gibi küllerinden doğduğu an var ya,o andan beri tekrar sevmeye başladım.
  53. Yoksa bi ara ben Britney'den de soğumuştum.
  54. Dedim ya çabuk soğurum diye.
  55. Msn'deki :) bu var ya evet o otomatik çıkan smiley.Ne samimiyetsiz bi bakıştır,ne pislik ne hain bi gülümsemedir.Bu işte bi pislik var ama gülümsüyorum,dercesine!
  56. Mesela msnde :) bu yapılırsa bana sinir olurum.
  57. Ya şimdi oturup kim 100 taneyi okuyacak...
  58. Bi de kendini kasan insanları sevmem.Küfredemeyen kızlar mesela.
  59. Göt de,kıç de.Ölmezsin.
  60. Küfredildiğini duyunca fenalık geçiren bi kız vardı.Tansiyonu düşüyordu küfür duyunca.
  61. Acaba öyle biri olmak nasıl bişey.
  62. Cumhuriyet gazetesinin bilim teknik ekinde okudum: Yapılan araştırmalara göre küfür sakinleştirici etki yapıyormuş.Ne kadar çok küfredersek o kadar rahatlıyormuşuz.Ciddiyim.
  63. Çok kıskancım.
  64. Ailem sarışın dolu,benim saçım kumral.
  65. Ailemi de kıskanırım bu yüzden.
  66. Doğuştan saçlarım sarı değil diye.
  67. Benim doğal saç rengim çok güzeldi aslında.Boyalarla içine ettim ben onun.
  68. Güneşte sararırdı falan.
  69. Keşke boyatmasaydım dediğim anlar oluyor.
  70. "Kökü bende değil mi?Dipten kumral çıkar!" dedim kuaförüme,kuaförüm "artık siyah çıkacak" dedi.
  71. Bu ne biçim bi olay.Nerede dna nerede gen?Kumral gen var bende yiee!
  72. Esmer olmadığıma sevinip avutuyorum kendimi.
  73. 90lar neydi öyle ya.
  74. Hakkaten neydi?Karabiberim vardı.
  75. Seda Sayandan korkuyorum ben.
  76. Seda sayan pepsi reklamında bi bakış atıyor ya,kaçasım geliyor.
  77. Bi de kanald de bi yeni sezon reklamı var orada da bi bakış atıyor.Cidden korkuyorum o kadından ben.
  78. Bitse de gitsek şu 100 madde.
  79. Az kalmış ama şimdi bitirirsem saçma olur.
  80. Her olayını msn iletisine yazanlara da gıcığım ben.
  81. İlgi çekiyorsunuz ama negatif ilgi.
  82. Biraz insanın özeli olmalı dimi.
  83. Çocuklardan nefret ederim.
  84. Eskrime bile gittim ama ne sporcu oldum ne de birşey.Şimdi yağlarım yavaş yavaş eriyor spor sayesinde..
  85. Ankara'daki Topshop kapanınca çok üzülmüştüm.
  86. Artık alışverişlerimi İstanbul'dan yapmayı planlıyorum.Çünkü ankarada fazla bir şey yok.
  87. Edat,tümleç,zarf nedir hep unuturum.
  88. Dilbilgim iyi değildir.
  89. Hayatımda hiç bir zaman doğru düzgün geometri çözemedim.
  90. Sadece göt korkusundan çözdüm o da össye girdiğimdeydi işte.
  91. Gezmeyi çok seviyorum.
  92. Sen bana uçak bileti al mesela, her yere gelirim.
  93. Beleş bilet.Oldu canım.
  94. Burada kendi kendime konuştum mesela.
  95. Lise1 den beri okula doğru düzgün gidemiyorum,1 hafta içinde tam geldiğim olmadı hiç.Üniversitede de aynı durum.
  96. Evim öyle bi yerde ki her yerden dönüşte yürümek zorunda kalıyorum.
  97. Taksici küfreder yoksa bu kadar kısa mesafeye bindim diye.
  98. Twittera sardım fazla.
  99. Yüzmeyi çok seviyorum.
  100. Biter.

yumuşak g

beyinsiz kardeşim ben yokken notebookumu öldürmüş resmen.yumuşak g çalışmıyor.mesela hagyııır oluyor uzatmalı hayıır.
tuşları rezil etmiş.normal klavye olsa bişi demicem de entegre bu,beyinsiz!

melihçiğimin başına güneş vurmuş..

Evet! Bugün otobüse binerken ego kartına 1 kuruşluk indirim yapıldığını gördüm! Ne büyük bi indirim değil mi okuyucular?
Biz yine normal bilet ücretini ödeyeceğiz,1 kuruşlardan çıkan para ego ya gitmeyecek ama biletçilerin cebine girecek!
Ayrıca Melih'in dalga geçer gibi 1 kuruş indirim yapması gerçekten komik.Acaba daha çok mu küfredilmesini istiyor kendine, bilemedim,neyse içimden birşeyler söyledim.

mim yea.

Lasombra mimlemiş beni,
7 huyum ve vazgeçemediğim 7 şey,

huylar:

1)Her gün, geceleri yatarken yastığımı,önceki gece kullanmadığım yüzüne çeviririm.


2)Noktalama işaretlerini mutlaka kullanırım.


3)Alarm kullanmam.Kendi kendime uyanmam gereken saatte uyanırım.Doğuştan organizeyim.


4)Organizeyim demiştim ya,herşeyim planlı programlıdır,eğer benimle buluşma ayarlanılırsa takvime göre bakarım oraya saatini eklerim,evden 15dk. önceden çıkmam gerekiyorsa yarım saat önce çıkarım.Evet,benim bi kerizliğim bu aslında.Sevmediğim bi huyum.Aniden gelen buluşma ,organizasyon,saat değişikliği kararlarında paniklerim, evden 4 saat boyunca çıkamam,anında yapılmış planlarda elim ayağım birbirine dolanır.


5)Genellikle mesaj atmaya üşenirim, yeterli kontörüm varsa direkt ararım.Mesajlaşma özürlüyüm aslında ben.ama insanlarla konuşacağım bi 30 dakika eşittir mesajlarla birlikte 3 saatlik konuşma oluyor.Onun yerine arıyorum.


6)Çişimi çok tutarım ben.Acayip tutarım patlayana kadar.Öyle düzenli bi tuvalet eğitimim yok benim hahaha.(okuyucularla da iyice laubali oldum canım.) yani örneğin bi 16 saat geçince yolun ortasında "lan çişim vardı benim!" diye en yakın mcdonalds veya bilimum fast food restoranının tuvaletine koşarım.


7)Birşeyleri çok isterim,ne olursa olsun,anında gerçekleşemezse bile kafamdan çıkmaz, mutlaka istediğimin gerçekleşmesini sağlarım.Azimliyim,evet.



vazgeçemediğim 7 şey
bilgisayarım,müzik,uyku,diziler,alışveriş,içki,kitaplar.



camenta,claire de lune,finduilas,coconut,berraque
mimlendiniz!

ufak bi korku hikayesi

davulculardan çok korkarım.gecenin içinden gümbür gümbür gelirler siz "noliyi yea" diyemeden.ufak bi gerilim yaşanır.
evinizin yakınından ayrıldıktan sonra gerilim biter.
ancak ertesi gece bir daha dönecektir!

bilgisayarıma bi haller olunca,düzeltemeyince bazen onu ısırasım geliyor sinirimden.

no hidden catch,no strings attached..

hey girl
you've got to take this moment
then let it slip away
let go of complicated feelings
then there's no price to pay..

müm

Camenta mimlemiş beni.


Hangi şehirde yaşıyosun?

Ankara.


Mesleğin?

Öğrenci.


Blog yazmaya başlama kararını nasıl aldın?

Birşeylere sinirlendim.içimde tutamayıp yazayım dedim.

Ne kadar süredir blog yazıyosun?

ekim 2008


Blogunu hangi sıklıkla ziyaret edersin?

her gün.


PC açıldığında blogunu açmak kaçıncı iştir?

msn,facebook,blog,twitter.sırası değişmiyor.


Başka bir blog sayfasında görüp aldığın bir şey ya da gittiğin bir yer oldu mu?

olmadı.


Blogunda hangi konularda yazmak seni mutlu eder?

gündelik olaylarım.aklımdan geçenler..

Bloglarda gördüğün diğer blog arkadaşlarını eklemekte seni cezbeden ne olur?

ilgimi çeken yazılar,okuduğum zaman kendi hayatımdan benzerlikler bulmam vs..


Blog aracılığıyla para kazanma fikrine nasıl bakıyorsunuz?

Geçen sene google hesabıma 2.91 tl yatırmıştı da gözlerim dolmuştu.Para kazanma fikrine güzel bakıyorum da şimdi blogu reklamla doldurmayayım.


Blog arkadaşlarınla buluşma, bir araya gelme fikrine ne dersin?

Olabilir tanıştığım bir kaç yazarla görüşebilirim.Eğlenceli olur.


Bu soruları kim(ler) cevaplasın?
Cevaplamak isteyen herkes cevaplasın.

fast food çok acayip bişey.

haftaladır yemiyordum en sonunda hasret giderdim hamburgerle.tadı bi ilginç geldi bu kadar aradan sonra yediğim için.
halbuki sebzeye o kadar alışmıştım ki.

nefret.

senin fotoğraflarına denk geldikçe o somurtan suratına yumruk indirmek istiyorum.
O kadar eblehsin ki ağzından salya akacakmış bir pozda,neredeyse.
önyargıların aklıma geldikçe daha da sinirleniyorum.

mağazalara şu günden itibaren gözlemlediğim kadarıyla sonbahar ürünlerinin şimdiden getirilmesi beni deli ediyor.
alışverişe çıkasım geliyor bi bakıyorum trençkotlar,hırkalar havada uçuşuyor.yazlık birşeyler kalmamış neredeyse.
bakın güzel pazarlayıcılarımız,işletmecilerimiz,
yer yer akdeniz yer yer ılıman karasal iklim yaşayan bir ülkeyiz.
burası norveç değil!
yaz, ekimde son buluyor artık.cebimdeki parayı hipnotize olmuş bir biçimde sonbaharlık ürünlere yatırmak istemiyorum!
o elimdeki hırka ne.istemsizce aldım.

Geçen yaz ekonomi okuması için ikna etmeye çalıştığım arkadaşım tavsiyemi dinleyip ekonomi bölümüne girdi en sonunda.annesi özellikle bana, "kızımı sen ikna et hardalcım,yoksa gidip fizik yazacak!" derdi,arkadaşım bugün mesaj atmış "canım iktisatı kazandım ben." diye.Az da havaya girmedim değil.Bütün sene fizik bölümünü kötüleyip iş bulamazsın diye korkutup, ekonomi bölümünü bitirmenin olumlu yönlerini anlatmıştım.
Ama bölümde göreceği derslerden pek haberdar değil..heheheh.zorlanacak.

mim-sorucevap

Neden blog yazarsınız?

Üniversiteye başlamamla,okulun içi sayesinde çevremdeki embesil sayısında gözle görülür bir artış oldu.İnsanların salaklıklarını gördükçe daha da sinirlendim ve bunu bir yerlere yazmaya karar verdim.Yoksa sinirimden kendimi yerdim herhalde.


Son zamanlarda vakit ayıramadığınız bir uğraş?

Hımm..Herşeye vakit ayırıyorum da dizi ve film izlemeye vakit ayıramıyorum.Açıkcası üşeniyorum.



Şuan imkanınız olsa gerçekleştireceğiniz hayaliniz?

Yurtdışına ketçapla depeche mode konserine gitmek.İspanyolca ve Almanca öğrenmeye başlamak.Fransızcayı bıraktığım yerden devam etmek.(para para para..)



Hayatınızda iyi ki yapmışım dediğiniz üç şey?

İyi ki gereksiz insanları hayatımdan çıkarmışım,iyi ki saçımı boyatmışım değişiklik iyi geldi.Bir de geçen sene üniversiteye yerleşmiş olmam.Yoksa mümkün değil bir daha hazırlanamazdım.


Mutfakta en sevdiğiniz uğraş?

Yemek yemek.Yemek yapmayı bilmiyorum.En sevdiğim uğraş dışarıdan birşeyler sipariş edince mutfak tezgahında paketleri açıyor olmak.



En sevdiğiniz üç yemek?

Izgara et,tereyağlı pilav,zeytinyağlı sarma.



Giyim konusunda abarttığınız eşya?

T-shirt alıyorum sürekli.Yaz da kış da olsa diyelim ki pantolona ihtiyacım var gidip sürekli t-shirt beğeniyorum kendime.


Çocuklarınıza nasıl hitap edersiniz?

bilmem.


Sizi anlatan bir resim?

bulamadım.




kimi mimledim: claire de lune.

vazgeçemediklerim

camenta ve claire'den gelmiş mim,
vazgeçemediklerimizi sıralayacakmışız.

ailem,(en birinci vazgeçilemezim)
müzik,(müziksiz yaşasaydım heralde delirirdim.)
kedilerim,(yerim yerim ben onları!)
bilgisayarım,(1 ay bilgisayarsız ortamda oksijen soludum tek başına oksijen yetmiyor artık.)
dostlarım,(fazlasıyla vazgeçilmez.)
yazmak,(blog dışında da yazmak bu.yazmazsam çatlarım alışkanlığı var bende.)
kitaplar,(olmazsa olmazım)
alışveriş,(eh yani.sizce vazgeçebilirmiyim a dostlar?)
empeüçüm,(iki dakikalık yürüme mesafesinde bile kullanırım,diyorum müziksiz olmaaaz olamaz!)
aşk, (vazgeçemem ivit.fazlasıyla kıymetli.)
yüzmek.(en huzur verici aktivitelerden biri aslında.su sakinleştirici..)

bi kaç blogda okudum hayal kurmak denilmiş de.hayal kurmak,hayalkırıklığına uğramanın anahtarıdır demişler,realistik takılmaktan vazgeçemem bir de.yoksa ben de hayal kurmayı fazlasıyla sever(d)im..

latino

benim latin bi arkadaşım var.şimdi ismini verip de rencide etmeyeyim kendisini.ama taş gibi bi vücudu var.çok kıskanıyorum.hatta fotoğraflarımıza bakınca çatlıyorum efendim,evet.bi dana gibi hatunla dalyan gibi hatunu yan yana koymuşlar.buna kültürlerin kaynaşması diyorlar.
latin olsaydım da taş gibi olsaydım.
hahoyt ama bunlar 40larından sonra şişmanlıcaklar.genleri öyle.
of çok kıskandım.

sarı saçlarımdan kara kaşlarımdan ben sorumluyum

Tatil dönüşü tam şu hale dönüştüm:
sinsiketçap hanım çizdi,hardalhanım emeğe saygı+1 rep dedi yayınladı (boya iyice açılmış,platin sarısı olmuş hah bi de buna siyah ten ekleyince tam olur.)


flo rida

bu arada söylemeyi unuttum radyodan kazandığım flo rida albümü elime ulaştı. =) gelmeyecek ulaşamayacak diye bekliyordum.tam kargoya telefon açmıştım ki kapı çaldı.

Sabah bakkala gidip ekmek almaya üşendim,(bakkal 2 apartman yanımızda) bayat ekmekleri kızartma makinesinde kızartayım dedim (üşengeçliğimden bayat ekmekleri bile yerim.) mutfakta ufak çapta yangın çıktı,kızartma makinesi alev aldı HIAĞĞY yangıağğn diye bağırdım,makine bildiğin yanıyor,evde yangın söndürme tüpü de yok,koştum içerden mutfak tezgahına eşek ölüsü gibi battaniyeyi attım,söndü en sonunda.O kocaman battaniyeyle küresel ısınmayı bile durdurabilirim,yangınları söndürebilirim,o an öyle bi güç geldi içimden.Olan makineye oldu,anneye bi yeni kızartma makinesi borçluyum..
Ha kapıcıyı yollasaydın ekmek almaya,sipariş verseydin diyebilirsiniz,ben kapıcılara sipariş vermeye çok utanırım.Çünkü bakkal çok yakın..Sanki adam "koca kıçını kaldır da kendin git" diyecekmiş gibi gelir bana.

tv

fox artık bez bebek'le anılıyor zaten,sabah 8de bez bebek,akşamüstü bez bebek,gece bez bebek'e denk geliyorum bez bebek beklentisiyle açıyorum,
show tv de artık haftanın 7 günü yemekteyiz yayınlıyor.
kanal kalmadı bi de.hadi açayım bişeyler bakayım diyorum demin kanald deki kıza yarışma ayağına koç yumurtası yalattılar.iyi mi.bi de üstüne krema yaptıağğm diyor.öldüm gülmekten.yakında gözü kapalı yarışmacılara neler yedirirler kimbilir.
şu show la fox yayınladıkları bu programlar olmazsa batacak gibi.battıbalıkyangider hesaaabı.

hard diskimde dexter 1.ve 2.sezonları varmış lan.yeni buldum.
büyük utanç.aylardır oradalarmış!

İnsanlar bazen nerede susacağını bilmeli bence.Diğer insanlar da kiminle ne paylaşacağının sınırını iyi çizmeli.Hayır şimdi çıkıp biri de "bana diyoğğr" demesin.Sadece genelleme.
Mesafeyi koruyunuz.
Bazen çok sinirlenebiliyorum.
öptbye.


in the absence of your touch
and in the absence of loved ones
i have decided i’m throwing my arms around all of paris because only stone and steel accept my love

in the absence of your smiling face
i traveled all over the place
and i have decided i’m throwing my arms around all of paris because only stone and steel accept my love
i’m throwing my arms around all of paris because only stone and steel accept my love.

i’m throwing my arms around paris because nobody wants my love
nobody wants my love
nobody needs my love
nobody wants my love
yes you made yourself plain
yes you made yourself very plain

gecenin köründe moralin dipte olduğu anlarda da portishead açmamak gerekiyormuş.

we suffer every day what is it for?

3G: merak etmiyor musun?

İnsanın başına ne gelirse ya meraktan ya da y...tan gelirmiş derler.Reklamdaki o spastik üçlüye sinir oluyorum.

şu anda canım deli gibi paçanga böreği çekiyor..lisede bir arkadaşım vardı annesi çok güzel paçanga böreği yapardı,arkadaşımı değil annesini özledim.hatta annesinin yaptığı paçanga böreklerini.hatta demin mesaj attım "annenin böreklerini özledim lan!" diye.bu kadar da öküz olunamaz.
iş güç boğaz,mide..zaten ne sağlık sorunum varsa sindirim sistemimden var,mesela dave gahan'ın mide rahatsızlığıyla çok dalga geçtim,reflü çıktı bende.gülme dave gahan'a gelir başına.

iyiniyetli veya kötüniyetli üçüncü kişilere karşı tehdit dolu vaatlerim var..niyetin iyisine kötüsüne bakmıyorum.o üçüncü kişileri s**eyim,sana birşey olmasın.
saygılar.
çok hukuk gördüm ya,iyiniyetli üçüncü kişileri de bilirmişim ben.

hardal sizin için gözlemledi

peki mola yerine varıldığında ve gece yolculuğu yapılıyorsa yarım saatlik molada otobüsten inen insanların uykudan dolayı gözlerinin ağızlarının şişmesine ne demeli.o an işte insan tüm zayıflığını güçsüzlüğünü yansıtıyor.insanın en zayıf anı yeni uyandığı an ayrıca...

my life according to Air

Lasombürü mimlemiş beni.Mim için benim için en uygunu air'di,işte yazdım buyrun:

Pick your Artist:
Air

Are you male or female?
Cherry Blossom Girl

Describe yourself:
Universal Traveller

How do you feel:
Biological

Describe where you currently live:
Somewhere Between Waking and Sleeping

If you could go anywhere, where would you go:
Mer du Japan

Your favorite form of transportation:
Surfin On A Rocket

Your best friend is:
Venus

What's the weather like:
Le soleil est pres de moi

Favorite time of day:
Ce Matin La

If your life was a TV show, what would it be called:
Le Voyage de Penelope

What is life to you:
New Star in the Sky

Your fear:
Alone in Kyoto

What is the best advice you have to give:
Run

Thought for the Day:
How does it make you feel?

How I would like to die:
J'ai dormi sous l'eau

My soul's present condition:
Night Sight

My motto:
Kelly Watch The Stars


Mimi isteyen elime mum dikebilir.

bi de geç de olsa bi yorumum var;
nine inch nails "somewhat damaged" la çıktı ya sahneye işte o an beni benden aldı.

rakınkokusuna ekonomik bir bakış

Bonus rock'a yatırdığım paranın 25tl sı suya gitmiş direkt..Fişleri buldum topladım direkt su.Susuz yaşanmıyordu o sıcak asfaltta a dostlar...

15 günlük yokluğumdan sonra evime dönmüş bulunmaktayım.naber.

adimi soyleyemeyen yabancilara cok gicik oluyorum.hayir efendim mail geldi ismimi yanlis yazmislar bu sefer,soyleyemiyorsunuz tamam ama ben size nasil yazilacagini ogrettim dimi?ben nasıl senin adini duzgun telaffuz edebiliyorsam sen de benim adimi telaffuz edeceksin.
ya da annem daha basit bi isim koyabilirmis..bir de boyle bi alternatif var.

karı,kız yok başarı var.

şimdi bu össde derece yapan insanların %90ının tipleri,yüzlerine bakılacak tipler değil,kızlar kıllı hatçe gibi zaten: bıyıklı,kaşlı,sivilce desen her tarafları dolu sivilceden,delik deşik suratlarıyla çıkıp "eha eha sosyal hayatım da vardı,çok da çalıştım." senin sosyal hayatını yesinler.bıyıklı.
Neyse erkeklere gelince ise efendim onların tipi daha vahim.Daha töbestafrullah şeyler,hadi kınamayayım çocuğum öyle olur aman susayım diyorum da,karı kız iki manita yapsalardı sanmıyorum derece yapamazlardı.Ya da ne bileyim efendim birilerinin peşinde koşsalardı o bile dereceyi engellerdi.İnanın bak.Yemişim sizin 10 saatlik çalışmanızı.O tipinizle üniversitede kızları götürürseniz ben de hardal değilim.

olm manyakmısınız siz

http://www.milliyet.com.tr/GaleriHaber.aspx?aType=GaleriHaber&ArticleID=1111631&PAGE=9

kedi yenilir mi?bi kendinize gelin..uygur türklerine yaptığınız katliama zaten sinirliyim,sinirimden ölücem,bi de kedi yiyorsunuz.Elimde bir güç olursa ilk çinlileri toplama kampına kapatacağım.Buraya da yazarım.Hah.

sevgili bilog

Bugün dahil neredeyse 60 saattir dışarıdan yemek yemiyorum.Nedeni ise kredi kartımın limitinin bitmiş olması.Bunu öğrenince şoka girdim tabi.Fransada tüm karttaki limiti alışverişte kullanınca şu an sefillik çekiyorum.Normalde her gün en az 1 defa yemeksepetinden sipariş verirdim..Sanırım açlıktan öleceğim.Dolapta sebze yemeği beni bekliyor.Bu kadar korkunç birşey olamaz.Hesap kesim tarihine kadar evden besleneceğim dışarıdan sipariş veremeyeceğim.Adaletin bu mu dünya?Bir de bankayı aradım kıçıyla güler gibi kullanılabilir kredi kartı limitiniz: 0.65 tl diyor telefondaki kadın.Ev yemeğine alışabilirim..Bu gücü kendimde görüyorum!


sarah jessica parker götüme benziyor.
nokta.

facebook kullanma özürlülerinin dikkatine;

madem konum belirtme arzunuz,heyecanınız var madem @ işaretini mutlaka kullanacaksınız;

hübeley hebeley @hödöistan olmasın lütfen. "is" i unutmayalım.Tamam farklı bir konumdasın,anladık,ama "is" i unutma emi canım?

Yolda Camenta'yla eve doğru yürüyorduk dün akşam,aynı zamanda ben smooth criminal ı söyleyip dansederek gidiyordum,geriye doğru yürüme hareketini yapmaya çalışıp koştururken birden ÇOTONK diye bir ses geldi bileğimden,bu bilek moonwalk yapmaya alışık değil ki,burkuluverdi ters döndü..sonrasında benden "aciyeeeee" diye bi ses çıktı hala acısı geçmedi,geçmiyor.Hassas porselen gibi (!) kemiklerim bu kadar dansa dayanamadı.Enivicivokke diye sokaklarda zıplarken.

nerede facebookta birbirlerine sevgi dolu 185 tane ileti yazan bi çift var,okuyorum,ertesi gün bu cici sözler gidip yerini kavgaya bırakıyor,gerginlik dolu status lar birbirlerini kovalıyorlar.istisnasız.

annie bence ok değil artık



MJ ölmedi bence.hani marilyn monroe ve elvis ölmedi mitleri var ya.yoruldu piyasadan çekildi.hoş görün.dinlensin azcık.
En çok dünya gözüyle konserini göremediğime üzüldüm.Tek göremediğim konser MJ konseri olsun dinimizamin.

Pariste kaldığım 4 gün boyunca adına anma törenleri ve etkinlikler düzenlendi.İşte sizi anma etkinlikleriyle baş başa bırakıyorum:









burada champs elysée yakınlarında anma etkinliği var.MJ in vefatının ilk günü.(sağdaki ilk 2 foto.ve video.)Fan grubunun liderleri sonradan Michael Jackson adına havuza girip konuşma yapıyor.Ardından kalabalık büyüyecek merkezdeki obelisk e doğru.Ancak orada fotoğraf çekemedim pilim bitti...Konuşmayı yapan kişinin ıslak pantolonlarla nası eve döneceği o sırada düşündürttü beni.Seni cırcır dalgası bekliyordu bence maykılfan ;)





bu 3 fotoğraf ise Eiffel kulesinin altındaki anma etkinliğinden çekildi.Gün boyunca MJ şarkıları çaldılar öğleden akşama kadar durmadılar.İnanılmaz bir kalabalık vardı koca bir meydanı doldurmuşlardı..

daha da samimiyetimin olmadığı biri benimle yola çıkarsa yakarım! Romayı da yakarım!

ben sizinle şunu paylaşacaktım oralardayken

kafamda sürekli oh my god çalıyordu çünkü.


it don't matter to me
it's all i wanted to be
it's a million miles from here
somewhere more familiar

oh my god i can't believe it
i've never been this far away from home
and oh my god i can't believe it
i've never been this far away from home


hatta workcampte çalışırken de söylüyordum bunu,betty demişti ben de o şarkıyı dinlemek istiyorum demişti de gidip mp3ümden dinletmiştim.herkeste bi memleket hasreti varmış demek ki ;)

hey

size dagbasindan bildiriyorum.burada cilginca seyler oluyor alismaya basladim.tavsan yakalayip sevioruz. az sonra gidip papaz kacti ogreticem gruptakilere..iste burada idare etmeye calisiyorum.yarin senligin banka bolumunde calisicam cumartesi bar bolumunde.herkesin kafasi high burada.hippi mekani ve evsizler var karavan parki.bugn cop ayikladik copten tahta cikarip onlari boyayip tabela yaptik.iste bol bortu bocek var.cevreci olucam ayagina burada millet kokuyor yikanmiyorlar su gitmesin diye.les gibi kokuyor herkes.gonullu hippiler var hurdalik alanda ciplak ayakla gezdiler butun gun...skldm.

hello ankara

ne var ne yok orada ozledim seni laf aramizda hehehehehe :D
cok ozledim sizi.yarin paristeki son gunum.oradan montaubana geciorum.lasombra yarinki dogumgununu kutlarim! baska yerden yazamiyorm neyse 10 dk 1 euro.ve klavye bozuk.opuldunuz.16 temmuz gecesi istanbuldayim.notre dame in yanindan bildiriyorum su an.fotolari gelince yuklicem.

hardal paristen bildiriyor

bonjour canlarim hehehehahahah 7 dkikam kalmis internetin dolmasina sonra 1 euro daha aticam.burada turkcellimi ararsaniz kontor gidiyor o yuzden beni arayanlarin yuzune onlari sevmedigimden degil kntr gidicegi icin kapiyorum.simdi louvre un yakinindaki otelden bildiriyorum; maykil olmus lan sasirdim.foto ankaraya donnce yuklicem bbayagi bisi annlaticm size klayeye kafam girsin.he bi de kafami gozumu patlata patlata frnszca konusmaya calisiyorum.becerebildigim kadar anlasiyorm.of of unutturmayin bisiru bisi nlaticam.hava bok gibi burada yagmur arti sicak.2 dak kaldi au revoir.

evet

bakkala gitmek yerine sipariş verdim.bütün giysilerimi bavula attığım için ve giymeyeceklerimi de annem taşınacağımız için kaldırdığı için yarın sabaha kadar pijamalarım ve ben varım.nedir bu sefillik?evi bok götürüyor zaten taşınıcaz diye.evden çıkmam lazım,yürüyüş yapmam lazım.

one love iyiydi iyiydi,fakat fazla kalabalıktı.tricky le tanıştım fotoğraf çektirdim.ertesi gün portecho coşturdu,starsailor iyiydi,2 yıl önce kaçırdığımda üzülmüştüm.röyksopp güzeldi,claire de lune'le tuvalet sırasında karşılaştık beni tanıdğına inanamadım ilk :D
bir de cuma günü ketçapla kilyosa gitmiştik artık bi adamakıllı tatile ihtiyacımız var bunu kabullendik efendim,evet.güneş yanıklarım hala geçmedi gece artık silverdin sürüp öyle yatıyorum.
perşembe havalimanına gitme amaçlı istanbula tekrar gidiyorum,yorgunluktan ölüyorum artık,daha rockncoke a gideceğim neyse işte bloga daha bişeyler yazacağım bu arada muhasebedeb 85 aldım! ve geçtim! şimdi başağrısından öldüğüm için gitmek zorundayım beybiler.bugün kendime çanta alayım diye tam 12de çıktım dışarı kafama güneş geçti,bravo.

bugün istanbul yağmurluymuş...ben ne yapacağım onu düşünüyorum yarın denize girme planlarımız vardı kilyosta.acaba yarın da yağmur yağar mı of ya planlarımız mahvolmasın.gerçi hafiften bi nezle başlangıcı var bende.bilemedim.

şimdi demin uçandepik'in omegle diyaloğunu okudum,hadi açayım da bari şansıma türk gelir değişiklik olur dedim,birine 16 f turkey demem ile konuşmadan çıkması an meselesi oldu...daha sonra france diyince kalıyorlar ırspıçıcıkları.ne bu ayrımcılık.aa.

*Öğrenci işleri dayak istiyor benden.Şöyle güzel bi dayak.Notları açıklayın valla kötü olacak.Buraya yazdım.Napayım artık iibfye gelip bi tarafımı mı açayım size?bunu mu istiyorsunuz.Aradım sizi kaç kez bugün,ev telefonuna yazdı.Türk telekom geçirmiştir bi güzel,ne kadar şehiriçi olsa da allah belanızı versin ırspıçıcıkları.

*2 saat önce eve geldim,geldiğimden beri de çişe gitmeye çok üşeniyorum.Arkamda cam 2 saattir açık ve esiyor,evet,kapamaya çok üşeniyorum.Ancak pil bittiğinde yerimden kalkacağım ve bu işleri halledeceğim.Özellikle de güç tasarrufunu seçtim ki geç kalkabileyim.

*Bi insanın da o kadar olay üzerine "hıı pekala" diye cümleyi sonlandırması çok iğrenç bence.Hani ben haklıyım,sen dırdırdır konuş hardal,sen bi tarafımda bile değilsin gibi.. İnsanlığın yüz karası,toplum düşmanı.

*Coconut'dan iki tane film ödünç aldım.Bakalım yarın izleyeceğim şu an yine ve yine futurama izliyorum.Başka dizi de izlediğim yok ha.Sözde One Tree Hill ve Weeds'e başlayacaktım..Yine üşengeçlikten galiba.

*Blogum iyi ki özel.Başka bi nickle bi insanın blog açıp hayatımı kopyalamayacağını kim bilebilir ki..Ki gördüm zaten serdar ortaçla ilgili yazdığım yazıyı gidip ben buldum diye sözlüğe yazmş kim olduğunu bilirsiniz siz.

*Fransa kampı için mail geldi.Napıcakmışız falan yazıyor.Kamp öncesi 4 gün Parisi gezeceğim arkadaşımla..Fotoğrafları buraya yükleyeceğim.Festival organizasyonunda çalışacakmışız kampta.Ha bir de zayıflayacağımı düşünüyorum.Çünkü her gün 1 ülkeden 2 kişi yemek yapacakmş.Kesin rezalet şeyler ortaya çıkıcak.Ufacık kasaba zaten, yemeksepeti gibi bişey de yok aç aç gezicem 21 gün.Özellikle benim yemek yapacağım gün hafif bir cırcır vakası yaşanabilir.Çünkü ben yemek yapmayı bilmiyorum.Sadece makarna yapmayı biliyorum.Bir de işte fırına şinitzel atmayı.Izgara köfte yapmayı bi de.Ancak arkadaşım tarhana çorbası yapmayı biliyormuş Türkiyeden yanında taşıyacak tarhanayı ve doyacağız umarım.
Ama zayıflayıp dönersem çılgın olur.Şöyle 21 günde bi 10 kilo gitse tamam.

shemale gaga?


lady gaga'nın pipisi mi var bana mı öyle geliyor?e ama tam ismi kız ismi yani stephanie li bişeydi.
resmi büyütün bişeye dikkat edeceksiniz.

baby g


Şimdi size 90'lardaki en gerizaklı akımdan bahsetmek istiyorum!
BABY-G!
Peki neydi baby-g,casio firmasının ürettiği dijital kol saatiydi.1999 yılında 68 liraya anneme aldırdığım,akabinde 2 yıl kullandığım sonra da sapının artık çöplük gibi kokmaya başlamasından sonra bir kenara bıraktığım saatti.
Tam bir mikrop yuvasıydı.Yani o sapı plastik olmadığı için bütün kiri,ellerimizi yıkadığımızda da sabunlu suyu topluyordu.Sonra bütün gün rutubet kokuyordu.
Hatırlıyorum sınıfımızda büyük bir baby-g akımı başlamıştı.Ancak orijinal alanlar çok azdı.Mesela ketçapın pembe baby-gsi vardı.Benimki maviydi.Tabi sonra kirlenince yeşile dönmüştü.Annem ben ortaokula geçtiğimde zorla kolumdan çıkarmıştı "2 yıldır takıyorsun laboratuvara yollasam pislik doludur,çıkar artık." demişti.
Hatta sahte alan bi kız vardı,seninki sahte demiştim,sahte olduğunu yalanlamak için binbir türlü birşey uydurmuştu.Tabi oricinal olduğunu nereden anladık? E bizimkinin telefon rehberi vardı.
Hatta ben rehbere birilerini kaydetmiştim,Japonya'daki ileri modellerde çağrı cihazı olarak kullanılabilenler varmış öyle duymuştum,ben de birilerini aramaya çalışmıştım...
Baby-G, nereden mi aklıma geldi? Evi topluyordum,taşınacağız da..Baby-G'yi buldum.

Bir de çocukluğunda dijital saatiyle arkadaşlarıyla futbol oynayan var mıydı?Kronometreyle oynanırdı hani,99 salise olunca gol oluyordu..Ne acayip günlermiş,yine olsa yine oynarım.

şimdi olay şu: milyon tane yalanı olan insan kıvıra kıvıra bir noktaya geliyor yalanlarının 2 katı inkarla.Sonra gelip "konuşalım bi senle" diyor.Hayır napacak onu anlamıyorum yine yalan yine inkar.Yine önceden planlanmış boş tepkiler çekeceğim...Boşuna yol parası boşuna can sıkıntısı.Bi de yalancı bi insanı yalanlardan ayıklayınca gerçekte ortada kişiliği tam oturmamış birisini görüyoruz ya,o çok pis bişey.Sakın bi yalancının daha fazla yalanını bulmayın.Fazla sinir bozucu.Gerçekte ne olduğunu görünce ve hayatınızda çok yer etmişse mide bulandırıcı oluyor.

*Ben bu arada yol parası olayına çok taktım.Bi yere boşuna gidiceksem artık yol parasına üzülüyorum.

coraline

Sen git animasyon diye filme türkçe dublaj yap hani çocuklar izler diye.Sizin tiynetizi skeyim ben.Sinirliyim. +13 filme niye dublaj ha?Bi de gözleri olmayan çocuk hayalet vardı ne iğrenç seslendirmeydi allah belanızı versin.Başa gelirsem dublajı yasaklayacağım.İlk işim bu olacak.

size çok gizli şeyler söylüyorum ya burada- 1

benim 2 tane kedim var.İkisi de şerefsizin önde gideni.Ama kafaları çalışıyor kapı açmayı biliyorlar.Öteki güzel sinek yakalıyor.Fotoğraflarını da koyacağım kendilerini blog alemine rezil edeceğim.hahaha.Hayır sinirliyim büyük olanı salto yaparak demin masaya atladı bütün defter kitapları uçurdu onları toplamakla uğraşıyorum.

İstanbul sahillerinde görüntülenen kahverengi denizanası ne korkunç birşeydir ya,haberlerde gördüm, adamın teki de dokunuyor "25 yıllık balıkçıyım,bana birşey olmaz" diyor.Oha amca napıyorsun sen,ölüsü bile zehirliymiş yea.Şu bana birşey olmaz kafası da ayrı bişey.Çok ayrı bi havası var.Mesela ben, bana birşey olmaz diyip o denizanasına dokunsam bir hafta boyunca ellerim şiş gezerim.

kimlik

Arkadaş ortamında konuşurken,bulunurken kimlik konusu açılıyor mesela hani nüfus cüzdanlarını gösterip -ay bakmayın cüzdanımdan çıkaramam fotoğrafta çok kötü çıktıaam (sanki o fotoğrafı facebooka koyacak..) göstermeyeyim diyenin tam aksine- gayet paylaşan insanlar bence içten,samimi insanlar..ÖSS zamanı çekilen fotoğrafın bulunduğu okul kimliğini de sıkılmadan gösteren insanlarda da bir içtenlik görüyorum.
Mesela bir olay daha var; 2 isimli olup da tek ismini bildiğim arkadaşlarımın ikinci isimlerini öğrendiğimde de kendi kendime seviniyorum ben.
Öyle işte paylaşmak istedim.

bittee

Muhasebe finaline girdim.Beklediğimden güzel geçti.Korkudan bayağı çalışmıştım bu dönem galiba kaldığım bi ders yok gibi..Gerçi öğrenci işleri işlerini ağırdan alıyor yine hocalara dilekçeleri ulaştırmadıkları için hocalar notları açıklayamıyorlarmış.Öğrenci işleri sana kafam girsin.Mesela bu bizim okulun öğrenci işleri fazla sadisttir ders kuponu için bir insanı iki fakülte arası gezdirir,8 saatini harcattırır okulda.Yok dekontun kopyasını biğinmidik,yok daha hocalara dilekçeyi hazırlamadık o yüzden notlar açıklanmiye.Öğrenci işlerinde çalışmak böyle birşey galiba,küfür yemeye bayılıyorlar.

müzik kötülüyorum!

beyonce'a karşı antipatim var.bi de radyoda halo diye bi şarkısı var o çalınca sinir oluyorum.sevemiyorum bu kadını olmuyor.
ha bir de black eyed peas in boom boom pow şarkısı var onu da dinleyince midem bulanıyor.
sevmiyorum sizi lan.

in need of moral boost


Yarın muhasebe sınavım var..Evet şu olay sınav..Yandaki kitaptan da bi bok anlamadım afedersiniz...Defter açmamıza izin verseler geçeceğim,kopyaları da masaya yazamıyorum çünkü bize psikopat asistan geliyor yerlerimizi değiştiriyor hatta tipini beğenmediğini anfiye taşıyor.O tipini beğenmediklerinden biri de benim.Çok şüpheli gelmişim.Benim gibi baby face biri.Çok ayıp.Bütün masam hesap kayıtlarıyla doluydu o manyak herif gelmeseydi misler gibi 70 alacaktım.

Neyse yarın muhasebe finalim var diyordum,ezberleyeyim diyorum o da kafama girmiyor,msnde kimi görsem dert yanıyorum, selam veren borçlu çıkıyor gibi bir şey,naber hardal diyorlar ühüeaaa muhasebeaa diyorum.Biri bana dese; bak, kalmak güzel,muhasebeyi seneye kurtarırsın cicim, dese yarın sabah sınava bile gitmem.

Çok yoruyorum kendimi bu konuda.Derslere gitmeseydim içim yanmazdı.Boşuna yol parası ego kartı ucuz mu sandın okuyucu...Hem otobüs şöförlerine karşı öfke patlaması yaşamayayım diye tam kart alıyorum..Amcalar öğrenci basıyorlar onlara paso sormuyor ırspıçocuğu şöfeer,bana gelince paso ltf plz diyor...E yok, dediğimde de tartışmaya başlıyorum diğer basanlara niye sormadınız da bıkbıkbık...

Bi gözümü açıp kapayayım muhasebe sınavı bitmiş olsun.ÖSS'de bile bu kadar gerilim yaşadığımı hatırlamıyorum ben...
Can'ın hard diskinden de jim carrey'nin filmlerini yüklemiştim.Sınavdan sonra geldiğimde açıp hepsini baştan izleyeceğim.

Biz haftaya taşınıyormuşuz.Taşınma olaylarından nefret ederim sabahtan akşama kadar bekle bekle ve bekle.Annem dedi sen ne zaman İstanbul'a gideceksin dedi,taşınacağınız zaman diyince "hiç bi taşınmamızda bize destek olmuyorsun bundan 5 yıl önce de arkadaşlarınlaydın bıdıbıdıbıdı" dedi.Neyse işte taşınmadan kaçmak için İstanbul'a erken gideceğim...
Şu 3 final geçse ya..Mesela bi uyanayım cumartesi sabahı olsun...

şort alırken denediğimde, tam gelmediğinde, görevli adama ağlamaklı bakışlarla "bi büyük bedeni var mı?" dediğimde adamın moralimin bozulduğunu anlaması ve "zaten bedenler yarım yarım büyüyir sizin aldığınız beden normalde 40a eşit" demesi.Hayır canım,inanmadım, boşuna çaba bu.

haşhaşlı çörek

Ticari İşletme Hukuku'nu çalışırken bir yandan da Haşhaşlı Çörek kemirmekteyim...Hani haşhaş illegaldi?Peki niye o isim çöreğin üstünde?Biz Ticari İşletme Hukukunda bunları görüyoruz yaa yaa...Mesela ürün adı falan yasadışı olmamalı ama sen git haşhaşlı çörek de! Ee nerede hukuk,geçersiz işte yarınki final de gerçekte yok aslında.

There's no spoon
.

Bugün ben ankaray beklerken Beatles'ın oyununun reklamını gördüm ve kendi kendime gülümsedim,yanıma gelen saati soran teyzeye de sırıtmaya devam ettim.Nedenini sorsaydı "oyunu çıkıyormuş ehehehe" derdim.

the bird is the word.

Family Guy'ın bir bölümünü izlemişti isa geri dönüyordu.O bölümde surfin' bird şarkısı var,haftalardır aklımdan çıkmıyor.Hani karşıma biri gelse "don't you know about the bird?" diye sorasım geliyor arada sinirlerim bozulunca,sonra surfin' bird eşliğinde dansetmek.ufak bir cinnet?
Videoda Stewie'nin tepkilerine bayılıyorum.

"Brian,don't!"



http://www.youtube.com/watch?v=2WNrx2jq184

Evet bir bakalım,topluma yararlı bir buluş gerçekleştirdim.Bir içecek geliştirdim -tabi kendi başıma değil-,patentini alırım,ilk defa topluma bi yararım oldu.

Camenta bana makro ekonomi öğretti.Aylardır "olmuyooğğr olmuyoğğr" diye geçiştiriyordum.Oldu oldu,güzel oldu.Utanmaz bir biçimde çanı yükselteceğim.

Aylardır sivilcem çıkmıyordu finallerden dolayı bir tane pıtlayıvermiş yüzümde inanıyorum ki finaller bitince kendisi sönecek,insan gibi davranıyorum sıkmıyorum onu.

Onelovegelsin onelovegelsin onelovebaşlasın artık.Sıkıldık; konsersiz, festivalsiz olmuyor.

Loreena McKennitt'i kaçırıyorum,üstüne bi bardak soğuk su içtim.

10 gün sonra bitiyor tüm bu işkence.Tüm demeyelim,süren bir-iki işkencem daha var.Katlanacağım,mecburen.

Ne kadar duygusuz bir yazı.Şimdilik böyle idare edin.


----------------
Now playing: Planet Funk - Lemonade
via FoxyTunes

tatil

Sahilde müzik yayını olarak popüler yunan şarkılarının remixlerinin çaldığı,bunun yanında bol Serdar Ortaç (yaza damgasını vuran şarkılarıyla yine yeniden.mevsimsel şarkıcımız.)ın da çaldığı (vay be serdar ortaça hasret kalmışım tatil isteği yüzünden...) halat çekme yarışlarının gerçekleştiği,"plaj voleybolu turnuvasına hadi!Aa siz niye gelmiyorsunuz bayan? "diyen gıcık animatörlerin olduğu bir yere ışınlayın beni.Ha bir de sabahları "su cimnastiği" etkinliği eksik olmasın,arz ederim...

Marx'ın Dönüşü

Geç bir yorum olacak ama,cumartesi akşamı gitmiştim.Genco Erkal gerçekten güzel oynadı.Günümüze gelen Marx,kendini anlattı bize.Yahu eşi Jenny ne kadar emektar bir hatun.O kadar yokluğun içinde 3 çocuğu doğur -2 tanesi sizlere ömür-.Marx'a destek çık,aferin yani jenny hanıma.Bi de..Marx'ın kızı var acayip zeki birşey..8 yaşında ayaklanmaya katılıyor..İrlanda'nın özgürlüğünü savunuyor küçücük yaşında.Karl Marx'ın kızı olmak böyle birşey galiba.Günümüze yanlışlıkla gelen Marx'ın günümüz olaylarına yaklaşımı gayet iyiydi.Trajikomik bir biçimde sorguluyor,düşündürüyordu.İzleyenler varsa buyrun efendim yorumlar açık.=)

anti klişe timi gelip bu insanı dövsün.plz ltf tşkr.

"ekmeği kesersen ayda bi 6 kilo gider bak."
hayır ekmek yediğimi nereden biliyorsun ki beyinsiz?ben ekmek yemiyorum ki öyle fazla.bunu diyen insan da zamanında günde 2 tam ekmek tüketiyormuş.makarnanın yanına ekmek yiyen bi tip zaten.allahbelanıversin.

çalışmak mı?hiç uğraşamayacağım bir şey son günlerde.10 dersim var,5 tanesinden karar verdim kalacağım,coconut hanım "nasıl olsa devlet okulundasın,kal birşey olmaz." diyordu.Nerede beleş oraya yerleşi uygulayarak alttan 4 veya 5 ders bırakacağım.çünkü gerçekten 10 derse birden çalışamam.niye kendimi yorayım?önümde daha 4 yıl var..hadi sene kaybı olsa hazırlık okumadım,içim rahat.sınıftakiler facebooklarına heyecanla yazmışlar "finaller 10 tane vaar ufff canıms =(("diye,ben de o sırada fütursuzca futurama izlemekteydim.yayılma zamanı!

yemeksepeti'ne girmeden önce şeker yiyorum.çünkü kan şekerim düşükken hayvani siparişler verip (kova tavuğu kendi başıma bitirmem gibi) kilo aldıkça alabiliyorum.Yakında popom benden ayrı bir kişilik kazanacak "yömök östöyöröm" diyecek.Ya da diyor bile.Yemeksepetini koca popom yüzünden açtım ben."yömök yö hordol" dedi.İlerleyen günlerde evden beni itfaiyenin vinçle çıkarmasından korkuyorum.Yüzkilolukbasenler.

üşenmeyip "çok komikkk kedii videosuu" diye kedimin videolarını youtube a yükleyip ardından bütün dünyaya yayılmasını izlemek istiyorum.

sev beni bebeyim!


Şunu gördüm ya,manastıra kapanacağım artık imana vereceğim kendimi sdkjhglkfj.

Bence Muazzez İlmiye Çığ hanfendinin ömrü çoook uzun olsun.hatta benim gelecekte kalan ömrümün yarısı onun olsun.Demin Ntv'de izledim,dolu dolu konuşuyor.Program bitmeseydi keşke, dedittirdi hani.

Okul çıkışı karşıdan karşıya geçerken ilkokul arkadaşımı bulmak da ayrı birşey."aa sen höböröyt okulundansın dimiğğ biliyorum senii" "dur araba geliyor,ezileceksin,evet oradanım ve seni de tanıyorum." "aa sevindim eski okulumdan birini gördüğüme."
Sonra durumu arkadaşıma anlatınca "ilkokul arkadaşı karşıdan karşıya geçerken değil,facebooktan bulunur." dedi.Heh yani karşılaşamaz mıyız?

take me out

kafam biraz çalışsaydı bu güzel havada istanbula giderdim.al işte.sıkılıyorum.

bi daha norveç diyene,rybak diyene,alex diyene,keman diyene sopa var.
okbye.

350 ne yaptğının farkında olmayan şuursuz

Facebook'taki Türkan Saylan'ın vefat haberini "beğenen" 350 kişi var.
vefat haberini mi beğendiniz?

reklam yaparım

Yolunuz İstanbul'a düşerse ve kalacak yer arıyorsanız Chill Out Hostel'da kalın.Annem "kızım bu yaştan sonra kendi başının çaresine bakabilir istanbulda" dedikten sonra hostelda kalma izni almıştım.Fotoğrafları yakın zamanda ekleyeceğim fakat sevimli bir hostel.Odaları,yatakları renkli renkli.İç açıcı.Arkadaşımla beraber kaldık ve bayağı eğlenceliydi.Oda arkadaşlarımız 3 fransızdı.Kendileri çok çabuk hazırlanıp çıktılar son gün, biz bir buçuk saatte hazırlandık bavulları topladık, onlar 120 saniyede toparlandılar.Fazlasıyla şaşırdık.Çabuk hazırlanma konusunda bu insanları örnek alacağım artık.Bir dahaki gelişimde de burada kalacağım rahattı,huzurluydu.Reklam bitti.au revoir.hadi bakalım.

müm

tyler dördın mimlemiş hayattan neler öğrendim sizler için geliyor okuyucularım eahha,

*cücük hareketi elinde kahve olan birine yapılmaz.

*bilgisayar oyunları sabırlı olmayı öğretir,

*puding yaparken arkadaki tarife göre 3,5 bardak süt diyordur fakat 2,5 bardak süt katılır yoksa sütlü kakao olur o.

*gereksiz insanlara haddinden fazla değer vermemeliyiz.

*okuldaki mescit yakınında cuma namazı çıkışında toplanıp sırayla kafa tokuşturan ülkücülere "ne kadar gerizekalıca bir hareket" dememek gerekir.kız erkek farketmiyor aniden kafaya darbe geliyor.

*kedi mamasının yenilirken çıkardığı çıtırtı cips gibidir fakat tadı cips gibi değildir.

*"karıya kıza bakmıyorum,benden hoşlanan kızlara hiç yüz vermiyorum bırakayım peşimden koşsunlar ehe." havası kasmaya çalışan erkeklerden bir bok olmaz.

*16 yaşından sonra denenen diyetler 16yaşında yapılan diyet kadar kilo verdiremez.

*öğrenci pason yoksa tam kart al,üç kuruşluk seviyesiz otobüs şöförüyle laf dalaşına girme.

*w,a,s,d tuşlarına gereken özeni göstermeliyiz.

*"çok başım ağrıyor" denilmez (çok baş?!?) "başın çok ağrıyordur."

*yanımızda mutlaka kendi ağrı kesicimizi taşımalıyız,karşımızdakinden ağrı kesici yerine yanlışlıkla anti depresan aldığımızda sakinlik gelir,huzur gelir,uyku gelir,otobüste durak kaçırır geri kızılaya dönünce farkederiz.

*bir insana karşı olan iyi duygu ve düşüncelerini ifade ettiğin anda durumlar boka sarar,terslik çıkar,kavga olur,tartışma olur.

*ekonomi dersi arasında hoca sınıftayken sıkıntıdan su şişesi kapağını duvara doğru fırlatmamalıyız,yönü sapar,hoş şeyler olmaz.

*gereksiz yere bizi seven insanlara karşı ses yükseltmemek gerekir.

*43 derece sıcaklıkta,deniz seviyesinde,güneşli bir günde öğle saati kana fazla alkol karıştırıp denize atlanmamalıdır.

*önyargılarından kurtulamayan birine laf anlatmak boşunadır.

*gelene git,gidene kal denmez.

*kışın güneş açınca yazlık kıyafetler giyilmez.

*mart kapıdan baktırır,kazma kürek yaktırır.

*bin bilsen de bir bilene danışma.kendi bildiğini yap.burnun boka girmesin.

*öss sırasında yanındakiyle heyecandan koyu muhabbete girme zaman geçiyor.geç-ti.

şimdilik bu kadar.

berraque ı mimliyorum.

mim.

Lasombra mimlemiş beni kendinizi tanıtın temalı..böyle alpay erdem'in ben köşesini çok severim öyle yazmaya bayılırım biliyor musunuz a dostlar..bu bir oldu
devam,

-oğlak burcuyum oğlak burcu napar tam bilmiyorum da,bildiğim kadarıyla gözlemlemeyi sever hani önümde kendini bi insan yalan yanlış anlatsa da gerçekte ne mal olduğunu ilk 5 dakikada anlarım,

-kolay kolay sevebileceğim insan sayısı çok azdır.

-çabuk sıkılırım.

-insanların yalanlarını bulup yüzlerine vurmak en zevk aldığım şeylerden birisidir,

-her gün banyo yaparım çünkü ertesi sabaha o saçların evrim geçirip tel tel olacağını bilirim,

-japon animelerine bayılırım.

-4 mevsim yanımda şemsiye taşırım.

-tuvalet kağıdı rulosu çantamdan asla çıkmaz

-yolda mendilci çocuk/teyze/amca görürsem ve içim dayanamazsa o an, cebimdeki son parayla onlardan yarabandı alırım.

-küçükken beni öküz gibi bir sivas kangalı ısırdı ona rağmen hayvanları çok severim.(hani bu "beni 6 yaşındayken köpek ısırdıağğ o zamandan beriağğ köpeğğk sevmeaam" diyenlere açık bir göndermedir.)



-elim buz gibi(her zaman),götüm karpuz gibidir,eritmek için fitness a giderim,

-yapmadığım spor dalı kalmadı herhalde, eskrim dersleri bile almışlığım vardır,

-çizgifilm izlemeyi çok severim.

-çantamda mutlaka kedi ve köpek maması bulundururum.sokak hayvanlarına hizmet için varım diyebilirim.

-kusamama problemim var.yemek gitti mi gidiyor.ya da içkiyi fazla kaçırsam da kusamıyorum.geri çıkışa kapalıdır sindirim sistemim.

-konuşmaları ilk ben başlatırım

-otobüsü kaçırmak üzereysem hırs yapar koşar, kapısını yumruklarım, bir biçimde açılır kapı.

-sinir stres yapınca kulaklarım ve yanaklarım kızarır kendi kendime kaşır,kıpkırmızı bir suratla dolaşırım.

-herkesi seviyorum diyen insanlardan hazzetmem.kesin bi hainlik,sinsilik olduğunu anlarım.nerde kalleşlik var, bu tip insanlardan çıkar.

-ağlamaya başlarsam kendime spongebob squarepants i açarım,sakinleşirim.

-frp hastasıyımdır.

-fps türü oyunları oynamaya bayılırım,bazen online oyunlarda çok kaptırırım kendimi sabah 6ya kadar oynarım.fakat single playerı baştan bitirmeyi tercih ederim genellikle.

-sarılınca bütün gerginliğim gider.koruma kalkanım sarılmadır diyebilirim.

-bilgisayarım yeni oyunları kaldırmıyor diye okula gidiyorum ayağına evden çıkıp,fakültenin karşısındaki internet cafeye gider,yeni oyunları bitirmeye çalışırım.

-kin tutarım, kin kusarım, biriktiririm, hani göbek adım kin falan olsa gerek,gizli kayıtlarda yazıyorsa hiç şaşırmam.

-plantonik takılıyorsam ve o insandan umudumu kesmem gerekiyorsa mutlaka o kişiyi tuvalette sıçarken hayal ederim; bütün sevgim,körlüğüm geçiverir.

-uyumak için alerji ilaçlarımı kullanırım.mis gibi uyurum.

bu kadar,okbye.
isteyen elime mum diksin yorum atsın mimlerim.
 
You're my disco,playing on the radio. | TNB