Subscribe News Feed Subscribe Comments

çok heyecanlı bişey en yakın dostunla böyle köklü değişimler için sağlam kararlar almak falan.bi de bunları başarınca kutlarız artık net.ayakları yere basan kararlar bi de.
hani yarın dondurma yemeye gidiyoruz kararı değil yani.bi de gaza geliyor insan.allaağh diyen uçan adam sabri gibi oldum.
yes vi ken du.

cuma saçmalaması.

En çok korktuğum şeylerden biri ise başıma bi kaza gelip acil servise kaldırılmak. (Force korusun) buna ek olarak bi korktuğum şey daha var kimine göre gereksiz gelebilir ama mesela diyelim ki (empati yapın lan!) üstünüzde çok zor bulduğunuz aldığınız bi kıyafet var,acilde tedavi için o kıyafeti makasla kırt kırt kesiyorlar.yüreğim dayanmaz ya ne acı bişey.başıma gelen kazadan değil herhalde üzüntüden oracıkta gidiveririm.Aklıma bugün bu geldi.
Çünkü öyle oluyor ki indirim zamanları bi kıyafetten uygun bedende bi tane kalmış oluyor ya da efsanevi fiyatta bi çantaya öyle bi indirim yapıyorlar ki indirimden mağazada orgazm anları yaşıyorum neredeyse. Hani biri sorsa efsanevi bi fiyatta olan trençkotu [ikihanelibirsayıburaya gelcek] liraya nasıl alabildiğimi, erkekler askerlik anılarını nasıl anlatırsa ben de öyle indirim ve alışveriş maceralarımı anlatırım. Son kalan uygun beden kazak için kadının tekiyle mi kavga etmedim, indirim mesajı gelir gelmez sabahın köründe kendimi avmde mi bulmadım ohoo neler var neler..
Yani büyük mücadelelerle über emekler harcadığım kıyafetlerime bişey olsun istemem.Aman psikopat hardal tek sorunun bu mu derseniz aklımdan geçen bunlar valla. Sağlığın önemli diyebilirsiniz tabi ki çok önemli,ben yatalak olunca nası giycem onları dimi?düşündüm bunları tabi..ama harcanmış bir efor var,emek var.Hazır annem getirse mağazadan alsa önemsemem hani.Alışverişi bi savaş mağazayı da cephe gibi düşününce iş işten geçiyor.Öndöröööm! diye katetmediğim mesafe kalmıyor.Ankarada bulamadığım tişörtü İzmir'e gidip almam gibi mesela.
Of bunların hepsini anlatsam zihniniz pelte olur.Bu kadarı yeter.
Buradan doktorlara sesleniyorum bana bişi olursa kıyafetlerimi kesmeyin.tedavi için efendi gibi çıkarın.
grşrz.by.

içinde U2 geçen yazı.

U2 konserinden iki gün önce babanem aradı, tvde haberini görmüş heyecanlanmış, telefonda ise "sen böyle hep rock konserlerine gidiyorsun ya bunu da kaçırmazsın diye düşünmüştüm istanbulda olduğunu düşündüm,iyi misin nasıl gidiyor diye bir sorayım dedim." babaneme durumu anlattım,konsere gitmediğimi, istanbulda olmadığımı vs.. "aman bu eksik kalsın şekerim ya, diğer konserlere gidersin" dedi.
Babanenim benim nelerle ilgilendiğimi biliyor olması güzel, ben her rakınkoka gittiğimde dream tvyi açıp tüm konserleri izlerdi, izleyiciler arasında gözükür müyüm acaba diye.bir kaç grubun şarkılarını da öğrenmişti,dinlemişti mesela.Ayrıca, hangi müzik festivaline, konsere gitsem bol bol fotoğraf çekmemi tembihler (çoğu canlı performans anında tv kanallarında olmadığı için.) gideceğim konserle ilgili grubun veya grupların müziklerini dinletmemi ister.
Bu özelliğine bayılıyorum: ilgili olmasına, ot gibi bir yaşlılık yaşamamasına (daha ne aksiyonları var bizimkinin), nazar veya negatif enerji değmesin/gelmesin şimdi şu yazıyı yazdım diye Force daha da ömür ve bol sağlık versin ama telefon araması aklıma gelince paylaşmadan geçemedim.

haftasonu yapılan türkiye-rusya maçında tayyip geldiği için ukraynalı dansçıların arada dansetmelerine izin verilmemiş.açık olduğu içinmiş falanmış filanmış..dansçılar şaşırmışlar hatta "biz hiç bir ülkede bir başbakan yüzünden dansımızın iptal edildiğini görmedik" diye.alın işte nasıl bi zihniyet var görün.milyon tane "baştaki zihniyete bakın" örneğine bir yenisi de budur.

bu böyle olmayacak,anlatmazsam ölürüm

Şimdi twitterda bol bol bahsettim bizim kapıcının çocukları hakkında.sabah ezanıyla birlikte dışarı fırlıyorlar bu bebeler. Ee sen de küçükken böyle dışarı çıkardın derseniz sabah ezanıyla fırlamazdım herhalde sabah 11 gibi anca,öncesinde çizgi film izlerdim,kitap okurdum (hani kitap okurdum diyim ki parlak çocuk olduğum anlaşılsın.) Bol gürültü yüklü çocuklar bunlar. Zaten sabah olunca tatil rehavetinden anca uyuyan ben ya da gece eve 3 gibi dönüp anca uykuya dalan ben,sabahın 6sında bahçeden sesler duyunca nevrim döner oldu. Hatta bir gün en sonunda dayanamayıp "uyutmadınız lan! bu da kafa!" diye pijamayla çıktım balkona bağırdım saç baş dağılmış cadı gibi bi tiplemeyle.
Böyle olsun istemezdim bırakayım çocuklar çocukluklarını yaşasınlar da abartıya kaçınca boku çıkıyor gürültünün, çocuk kavgasının, bıkbıkının.
Olayları şuraya aktarmamın nedeni ise bugün gördüğüm kedi vakası oldu. 15 gündür kedi kedi diye bağıran bu veletlerin benim beslediğim kedilere ulaşamayacaklarını düşünüyordum, yavruları vardı ulaşsalar hoş olmayan mıncırma durumları meydana gelirdi. Beklediğim an oldu ve bahçedeki kedilerden birinin yavrusunu kaçırmışlar. Katıksız beyinsizler.
Eve almışlar ilk (bahçede konuşulanları dinledim yukardan) sonra anneleri izin vermemiş,ufacık yavrucağı dışarı atmışlar şimdi de anne kabullenmiyor zaten. Tek başına sefil kaldı yavru kedi. Mama falan koyuyorum yiyor da balkondan bi baktım bugün almışlar yavruyu sıkıştırıyorlar. Kapıcının bebelerinin annelerinin yanlarında olduğunu bilmiyordum çıktım balkona "laaağn! ellemeyin o kediyi, alıştırmayın insanlara! kötü davrananı da var rahat bırakığeaan!" diye çığırdım resmen. Anneleri o sırada yukarı bakınca "ehm iyi günleer." yapıp içeri kaçtım. Neyse ki kediyi bıraktılar,anneleri "ablanız haklı" dedi. Abla haklı beyler.
Aşağıdan yine sesler duyuyorum tabi mesela artık sabah ezanından önce dışarı fırlıyorlar. Sahurla birlikte hem de. 24 saat süren bir gürültü, bir kafa becerme vakası var benim için eğer evdeysem. Evde olma süremi minimuma indiriyorum artık. Ne kadar dışarıdaysam o kadar iyi. Denk gelince de böyle uyuz olduğum durumlar ortaya çıkıyor. Şu satırları yazarken bile aşağıdaki yavru kediyi sıkıştırıyorlar net duyuluyor yani.
Bir ara kredi çekmeyi bile düşündüm bebeler yaz spor okuluna gitsinler de kafa dinleyeyim diye ama hayır o kadar da değil. Geçen sene ne güzel köye gitmişti bu bebeler. Tekrarını dilerim okby.

kızarıklık önleyen krem kullandığım halde kozmetik mağazasındaki kadının bana ısrarla allık satmaya çalışması kadar gereksiz bi efor görmedim ben.boşuna enerji harcadı kadın yazık.
ayrıca sıcaktan uyuyamıyorum şanslıysam 2 veya 3 saat uyuyorum gerisi kitap okumakla uyumaya çalışmakla geçiyor.

Başkalarının bazı seviyesiz halleri çok gözüme batıyor son günlerde. Tahammül sınırım düşük olduğundan bir tanesini paylaşmak istiyorum, essay konusu verildi bize "ülkemizde gay evlilikleri olmalı mıdır" konulu. neyse, sınıftakiler gay sözcüğünü duyunca bi kıkırdadılar. Yahu gerizekalı, gülünecek ne var anlamadım, gelmişsin 30 yaşında hala sikimsonik ingilizce konuşuyorsun toefl'ı verememişsin daha mba'e başvuracaksın, bu kafayla bu işlere girişeceksen hiç girişme daha adam olamamışsın demek istiyorum. Konu hakkında 15 dakika konuştuk, 10 kişilik sınıfın 7si(sınıfın en küçüğü benim bu arada herkes 27 yaş üzeri.) mal mal gülüyorlar, düşünün bi de kaç yaşına gelmişler. Hani biraz oturaklı ol bari adam sanalım sizi, ağır takılın da.. O da yok ekiekieki diye 15 dakika güldüler. O beyinsizlerin dışındaki ben ve geri kalanlar mantıklı açıklamalarla konuşuyorduk, diğerleri aptalca kıkırdamaktan öteye gidemediler. İyisi mi canlarım siz hiç kursa bile gelmeyin bence beyin yaşı 5te kalmış. net 5 yani. Bari sussaydınız da sizi adam sansaydık. Of bi de evliler falan çocuklarını da bu kafayla yetiştirecekler yuh ya.
 
You're my disco,playing on the radio. | TNB