Subscribe News Feed Subscribe Comments

madem her şey yolunda gidiyor..


O halde,


veteriner.

Sonunda bu da oldu, kedimi veterinere götürdüğümde kolumdan süzülen kanlar için veteriner hekim bana alkollü gazlı bez verdi "yaraya bastırın iyice mikrobunu alsın" dedi, veterinerde tedavi olmadım demem artık! insanlıktan çıkmıştım zaten oraya koştur buraya koştur, işleri halletmeye çalışayım derken götü başı dağıtınca, üstüne bir de kediyi aşıya götürürken kafese koymaya çalıştığım kedim elimi kolumu paramparça edince veterinerde pansuman noktasına geldim.

Merhaba bilög,
Kafa dinleyip tatillerimden döndüm. Evet, tatiller. Haziranda ketçap ile Alanya'da tatil yaptım. Sonrasında ise temmuzda ailem ve izmirde olan arkadaş grubumla antalya,muğla ve izmir derken deniz-kum-güneş tatilini bitirdim. Gerçi bitirmedim bir kaç güne tekrar yola çıkacağım. O arada Rock'n Coke'a gittim bilög.
Bilög, sen güneş doğduğunda çadırdan fırlamak nedir bilir misin? Bunun nasıl bir his olduğunu bildiğim halde yazın ortasında kamp işine giriştim yine. Bu sefer sıcaktı, toz toprak, suyun gelmesini beklemek derken fena sefillikti ama tüm konserlere değdi. 2 saatlik uykuyla nasıl dayandık, bilinmez. Üstünden uzun süre geçtiği için detaylara girmeye çok üşendim. Belki de bununla ilgili ayrı bi yazı yazarım ama müthiş üşengeç biri olduğum için bana güvenme bilög.
Tekrar giriş mahiyetinde olsun bu yazı, devamını getirmeye çalışayım bakalım. Tatlı olur..

Finallerim bittiğine göre şimdi sırada arkadaşlarımla tatil yapma zamanı var. Bavul toplamaya üşendiğimden dolayı yapmadığım şey yok. Neyse, eninde sonunda toplanacak o bavul. Yaa işte böyle. Biraz deniz havası soluyup da geleyim.
Au revoir.

Yaz geldiğine göre..

Son günlerde havalar gittikçe ısındı, aynı zamanda finallerim olduğu için çılgına dönen ben dün kendimi sokaklara dışarılara vurdum (iradesizliğin en güzel örneği diyeceksiniz ama durun! önceden hayvan gibi çalışmıştım kehkeh.) sonra şu ılık yaz esintisi diye bir bok var, insanı müptelası yapıyor böyle efil efil bir esinti, yürüyüp müzik dinlerken bu yazıyı yazma isteğim uyandı. Daha yeni yazabiliyorum gerçi.
Sizi yol arkadaşım olan grupla tanıştıracağım. Bonobo. Belki daha önceden yazmış olabilirim eski yazılara bakmaya o kadar üşeniyorum ki. Haftaya finaller bitince yola çıkacağım arkadaşımla tatil yapmaya gideceğim ve yine Bonobo'yu dinliyor olacağım. Tüm yol öyle iyi gidiyor ki hayat da zaten bir yol değil mi dlkfj diye saçmalayacağım şimdi..Çünkü 4 mevsim dinlenir. Rahat dinlenir.
Par exemple
(tıkıtık.)

Hadi sağlıcakla. Öptüms.

biten proceden sonra hardalın geri dönüşü

Sonunda beklenen oldu. Projem bitti, sunumu da yaptık evlere dağıldık, bu kadar yorucu olacağını hiç düşünmemiştim son güne kadar. Son gün telaşı bambaşka. Haftasonu proje üstünde çalışmaktan çok saçımı boyadım, internet sansürüne karşı olan eyleme katıldım, arkadaşlarımla vakit geçirdim ancak sunuma son 1 gün kala eve gelip bilgisayarı açıp tamamlanmamış projeye baktığım zaman yumurtanın kapıya dayandığını henüz anlamıştım.
Bu kadar bıkbık yeter bu konu hakkında, procem bitti işte. Okulum böyle şeyleri az verdiği için şimdi sırada erasmusta bize verilecek proce ödevleri ve sunumlar olacak muhtemelen gittiğimde bunlar hakkında bol bol yakınacağım.
Projeye proce demeyi çok seviyorum. Aklıma ilkokulda okuduğum zihni sinir'in proceleri adlı kitap geliyor.
Son haftalarda ise, yanım yanım tutuştuğum adam için bırakın derslere girmeyi, kendime faydalı birşey yapmaz olmuştum. Çoğunlukla kendisi yüzünden gittiğim, buz gibi geçen konserlerde en sonuncusunda şifayı kapıp yataklara düşüp üstüne bir de hastanelik olunca aklım geç de olsa başıma geldi.(yani birden çok konser ama çoğu konsere aslında skseler gitmezdim o soğukta. sırf o var diye koştura koştura gtüme roket takılmış gibi gittim tabiri caizse.) Dostlarımın da bu konuda dikkatli olmam gerektiğini söylemeleriyle birlikte, gelip geçici heveslerimin çok tatlı ağzıma sıçtığını farkettim. Ama o tutuşmaların ağzıma sıçması bambaşka. O hisse bağlılık fena işte. Karşılığı da olunca mis.
Duygularım mantığımla her zaman dövüş halindeler. Bir gün diğeri galip gelse ötekisi başka bir gün galip geliyor. Ancak çoğunlukla duygularım öne çıkıyor. Neyse biraz kendime geldim ve şunu düşündüm "lan hardal kendine gel, sağlığından oldun, notlarından da olacaksın bu gidişle bu adam yüzünden" diyerek başladım ders çalışmaya. Zor tutuyorum kendimi, istesem her gün görüşürüm ama yükseltmem gereken bir ortalamam var. Master hayallerim var. Sırf bu adam yüzünden finallerim boka sarsın hiç istemiyorum. Buraya yazınca sakinleşiyorum, elimi telefondan çekebiliyorum ve "ders çalışıyorum grşrz baay" diye mesajı atıp kaçabiliyorum.. Bakalım. Ne kadar dayanabilicem göreceğiz. Kararlılığımdan ödün vermemem gerekiyor...

Yine bu boş sayfaya gelince yazacağımı unuttum. Müzik dinlerken aklıma milyon tane şey gelmişti oysa ki.
Teknolojik aletler için kendimi "Yaa ben teknolojik aletleri bozulana kadar kullanan bir insanım bozulsun öyle yenisini alırım" diye arkadaşıma anlatırken, ertesi gün telefonuma mesajlar gelmemeye, telefonum ise mesajlarımı iletmemeye başladı. Şaka gibiydi, hatta havaya bakıp "benimle dalga mı geçiyorsun evren? ühüh" diye isyanlara başlayabilirdim zira yeni telefondan önce almam gereken bir sürü teknolojik alet ihtiyacım var. Mesela emektar laptopum. Kendisi adeta evcil, sunum için okula götürürken belimi sakatlamıştım o kadar ağır geliyor kendisi bana. Evden çıkarmayı pek tercih etmiyorum o yüzden netbook almayı planlıyordum ta ki yeni telefon ihtiyacım ortaya çıkana kadar.. Bozulan telefonum geçen hafta geç kalacağım bir buluşmaya mal oldu.(geç kalmaktan nefret ederim.) "kızım sana 500 tane mesaj attık çık evden hadi yanımıza gel" araması yapılmasaydı daha ben evde kıç üstü oturuyor olacaktım herhalde. Az önce ise sabah arkadaşımın attığı mesaj bana yeni ulaştı. Neyse ki mühim bir şey değilmiş.
Bu kadar yakınmam üzerine düzgün bir telefon satın almam gerekiyor..
 
You're my disco,playing on the radio. | TNB