Subscribe News Feed Subscribe Comments

burada yazar kendi kendine konuşuyor

Kol gibi projem var afedersiniz. Projeye bağlı olarak sunum tarihim de 6 gün sonra ve daha bir gram başlamadım. Belamı arıyorum, bir kaç gecedir artık işin ciddiyetini bildiğim halde gezmenin bokunu çıkardım. Son yaptığım şey ise soğuk havada mayfeste katılmak akabinde üşütüp sümük seline boğulmamla son buldu. Ha doydum mu yok datmin olamadım genşler. Projeyi tamamlamama inadım yüzünden yine dışarı çıktım. O proje tamamlanmayacak diyordum ki az önce başladım...
Başladım derken bloga bakayım aa yazayım yie dedim ve yine koptum.
Ben bu hayatta içgüdüsel inadm yüzünden çoğu şeyi kaybetmişimdir. Hah bu proje de öyle götüme girecek.
Öteki inat meseleleri çok karışık. İstiyorum ki ben onun peşinden koşayım. Sen koşma peşimden, sürüneyim. Sürünenlerin tanrıçası olayım. Ruh hastası gibi acı çekmeye, çabalamaya bayılıyorum.
Son hallerim adeta karlar kraliçesiydi. Eğer bu inadımı kırmazsam bu sefer net sıçıyorum.
Bunun dışındaa bir düşüneyim birşeyler daha yazayım..
Erasmus için büyükelçilikten kokteyl davetiyesi geldi.. Erasmus cephesinde durum budur. Avrupalardan posta bekliyorum kabul mektubum gelsin de vizeye başvurayım diye. O kadar heyecanlıyım ki gideceğim şehirle ilgili binbir türlü plan yaptım. Ağdacı bile buldum mesela. Gideceğim aklıma geldikçe salak salak sırıtıyorum. (behzat ç. gibi sırıtma lan! tepkisi alabilirim aslında etraftan, şimdi düşününce haha.)

Sanırım şimdilik bu kadar, o proje biterse buraya yazıyorum, kendime şaşıracağım.

Neredeyse 2 ay olmuş buraya yazmayalı sevgili bilög. Yazamadım çünkü araya blogger yasağı girdi, hevesim kaçtı.
Bir de şu var.. Birine karşı bişey hissetmedikçe yazamama problemim var. İlla mutlaka birinden etkilenirken şu satırları yazıyor olmalıyım gibi bir zorunluluk varmış gibi davranıyorum. Yok tabi. Fakat karşılaştırıyorum, bakıyorum, farkediyor bayağı. Birisine karşı birşeyler hissetmiyorken yazdıklarımın içi çok boş geliyor. Benim ölümüm kesinlikle sevgisinden verem olanlardan olacak. Böyle bişey olursa gerçekten şaşırmam, adına fenalıklar bayılmalar geçirdiğime göre ciğerlerimi üşüttüğüme göre hastanelerde serum yememe göre pekala net olabilir. Ama verem aşısı vardı ya zamanında aşı olduk. Neyse kahrımdan ölürüm.

ölmedim yahu. artık burayı sokağa bırakılan kedi yavrusu gibi görmeye başladım, olmuyor içimden gelmiyor yazmak ama inanılmaz sahiplenmek istiyorum burayı, ancak evde iki kedim var ve evde yer yok (evet gerçekten iki kedim var bu arada, ama düşünün blogger dışında kullandığım iki yeri iki kedi diye çılgın bir söz sanatı yapmaya çalıştım.) üzgünüm. ama balkonda beslerim yavru kediyi veya gizli gizli eve alırım. of düşününce içim burkuldu yavru kedi falan nerden geldik buraya?

Boş durmayı sevmem,bundan bahsetmiş miydim? Sömestr tatili geldi diye panikledim adeta çünkü inanılmaz boş zamanım var -italya'ya gidene kadar- ve sürekli, geceleri ne kadar geç yatarsam yatayım sabah en geç 10da kalkıp spora gidip ardından dönüp dizilerimi indirdiğim filmleri izleyip akşamları arkadaş ortamına girip böyle bir kısır döngüyle devam eder ara tatillerim. neyse çıldırdım tabi. italya'yı gezdikten sonra buraya dönünce nolacağını da kestirmek zor değil. bunalıma giricem. her zaman olduğu gibi. fransa'dan geldiğimde 1 hafta evden çıkamamıştım, hollanda'dan eve döndüğümde 5 gün uyumuştum rüyamda sürekli geziyordum resmen güzel rüyalar görüyorum diye uyumaya başlamıştım. dedim hardal ah gerzek hardal bu böyle olmaz, git ya dans kursuna yazıl ya da bildiğin yabancı dilleri ilerlet. neyse efenim zaten hali hazırda almanca öğrenimime devam ederken tee 15 yıldır tam olarak oturtamadığım leş fransızcama artık kur atlatayım dedim ve kendime bir kurs edindim. dönüşte başlayacağım bakalım. ha almancayla fransızcayı nasıl bir arada yürütüceksin derseniz bomboşum lan tatilde bi zahmet çalışsın o beyin. şimdi bile boş durması kabahat.
bunu okudunuz kesin bana "inek la bu"bile diyebilirsiniz, keşke inek olsam lan ortalamam 3ü daha göremedi mesela. ama yabancı dile olan ilgim oo beybi..o konu tartışmaya hiç mi hiç açılmamalı. hardal gel bak beleş çince kursu var desinler ona da giderim. hadi koş urduca kursu açtık hayrına öğretiyoruz desinler giderim (bi de açıyorlarmış haha.ee hani gelmedin hardal?ldkgj of kendi kendime konuştum ressmen.) über-üşengeç bir insanım ama konu dil öğrenimi oldu mu kıçımı kaldırıp gidiyorum valla. bazen üşenip "öeh hava da çok kötü bi bahane uydurayım da buluşmaya gitmeyim" dediğim oluyor, ya da spora gitmemek için bahane üretebiliyorum -ki bu şişman birini görünceye kadar oluyor, fazla kilolu birini görünce öyle olmicam laaağn diyip çantamı takıp spora gidiyorum.haa aynaya bakınca da spora gidiyorum bak dflkjg- ya işte böyle.
boş duramıyorum ben, pekala dizilerime veya indirdiğim filmlere bayılıyorum ama tüm gün ekrana eblek eblek bakıp günü yemeyi sevmiyorum..madem boş zamanım var bana katkısı olsun diye yırtınıyorum adeta..

dün bi yaşıma daha girdim. şöyle bi gözden geçirince bi sene öncekiyle bu seneki hardalı laan oha diyorum. garip bi kaç alışkanlığım vardı onlar gitmiş, yeni olarak bi rahatlık gelmiş. bişeyleri takamaz oldum hani artık alıştığımdan mıdır nedir ya da öfkelendiğim bişey artık o kadar da sinirlendirmiyor beni bi sakinlik dinginlik.21 yaş mis gibi yaptı beni lfkgjh
finallerim bitti bi de.bu dönem 4 f beklerken şu ana kadar f beklediklerimin b- gelmesi sınıfın sıçtığından kaynaklanıyor. çan eğrisi doğrulup kıçıma kaçmadı bu sefer.

Geçen gün öyle bir aceleyle blog postu yazmışım ki şenlenip "yılın ilk postları bunlar hebeleey" diye fırsat bulamamışım böyle salak sözler sarfetmeye.finallerim başlıyor,f getirmemek için götümü yırtıyorum resmen bildiğiniz.çırpınıyorum adeta. neden? master için en az 3ün üstünde ortalama lazım.
Gitmediğim ders yoktu herhalde bu dönem.Bir de hayvan gibi hızlı not tutarım tabi hızlı not tutma demişken okulda 2 yıldır selamı sabahı kestiğim iki kız var.birbirimizden ölümüne nefret ediyoruz ama ben o kadar umursamaz takılıyorum ki, çıldırıyolar. Geçen gün derse girdim, sınıfa geç geldiğim için yanları boştu bir tek, geçtim oraya bu karılar orada yoklarmış gibi davranıyorum. not tutuyorum tabi bir ara çok hızlı not tuttuğum için kalemimden insanüstü cızırtılar geldi onların duyabileceği ama diğerlerinin duyamayacağı yükseklikte bir seste, sese gıcık olduklarını gördüm,-sinir olduğum birisinin hoşlanmadığı bişeyi farkedince inadına onu yaparım- kalemi daha da gıcırdatarak yazmaya başladım,farkındaydım sese ben de sinir oluyordum ama bundan inanılmaz bir haz aldım. okulda başkalarına bakışları var sanarsınız ki burunlarının ucunda bok varmış gibi yürüyorlar.
ben bu kızlarla 1.sınıfta iyi arkadaşken bir kaç yakınım haklarında "içlerindeki fesatlık dışlarına yansımış, tam irin suratlı kızlar bunlar" demişlerdi de "yok yeaa belki değillerdir" diyip takılmıştım.sırf çıkarım için takıldım itiraf etmeliyim.hayvan gibi güzel not tutuyorlardı bir de o zamanlar okula gitmezdim paso bunlardan not alırdım.
neyse okulda kiminle muhabbet etsem bu kızlar geçerlerken "ıyy ne sevimsiz yaa ıyy havasından geçilmiyor" diyorlar, çok gülüyorum. bir de ne giyseler yakışmıyor ona da çok gülüyorum.
böyle gıcık olduklarımın haklarındaki düşünceler ortaya döküldükçe suratımı mal bir gülümseme kaplıyor.

ha bir de toefl açıklandı ve düşük puan alacağımı sanan minik orospular mosmor oldular..hatta kafası güzel taraftar gibi "mına koduuk bülent başgaan laylaylaylay"diye gezinicektim de yok artık,o kadar da coşmayayım dedim.
 
You're my disco,playing on the radio. | TNB