Subscribe News Feed Subscribe Comments

2010 yılında benden en çok küfür yiyenler

Yılsonu geldi,mutlaka toplama bişey yapmalıyım "en"ler türü.E haliyle bol sinirlenen birisi olarak en çok nelere küfretmişim bakalım:

-Twitter balinası ve onu taşıyan kuşlar.

-Öyle bir geçer zaman ki dizisindeki ali kaptan ve caroline kaltağı.

-Her zamanki gibi melih gökçek (listeden asla adı silinmedi ldfkjg)

-Bana erasmus başvurularımda yardımcı olmayıp,bi sikim anlamadığı halde ve "bön sözön yöşönözda övrupayla ölgölönmözdöm yöaa yortdışı da nöymöş" diyip ne kadar ot olduğunu kanıtlayıp, tüm başvurumu bana yanlış yaptırtan büyük ihtimal beyninin bazı fonksiyonlarında eksiklik olan koordinatör müdür artık ne zıkkım asistansa hah o işte.(geçen gün ders anlatmaya çalıştı bi de asıl hocamız gelmemişi, gerçekten her sokaktan geçeni asistan mı yapıyorlar lfjkg) ha bi de toeflın ne olduğunu tam idrak edemedi,sonumuz hayrola.

-Beyninin fonksiyonlarının bir kısmının eksik çalıştığını bana kanıtlayan bi kaç kişi daha,

-Arkamdan saydırdıkları halde benim bilmediğimi farzedip yüzüme gülen minik ırıspıcıklar,

-Yanlış ilaç tedavisi uygulamaya çalışan eski doktorum (az kalsın üreme organlarımdan oluyodum.)

-Kendisi şu hayatta kokan bir bok olmayı bile beceremediği halde onu bunu öldürene kadar aşağılayan bir takım canlılar, (kalk kendin bişeyi başar aşağıladığın insan en azından çabalamış.) (ay durun durun olayı anlatayım en iyisi, hakkımda dedikodu var ondan öfkeliyim 'bu kız toefla giricek de napcak yeaaa biz en birinciyiz seneye bi gireriz bunun puanını 8le çarpar, 6 ya böleriz yiee' -işleme bak- diye benimle sidik yarıştıran varoş kızları.)

-Su götürmez öküzlüğüyle yanım yanım yandığım adam.

Sanırım bu kadar.Devamı olabilir.Olur da zaten,bendeki bu bol terslikle devamı gelir.

Diliyorum ki yeni yılda bunlar beni sinirlendirmesin, işte bu fena olmaz.

toefl var.burdayım blog yazıyorum.toefl var tüm gün wow oynuyorum falan.toefl var yakında,götüme girmesi olası olan.gerçi kassam yaparım yani beklediğim puanı kesin alcam da..gözüm yükseklerde.ucuz bişey olsa içim acımayacak.
hadi bu toefldan sonra skseler ingilizce çalışmam diyemem 2 yıl sonra yine girmek zorundayım.
ve 2 yıl sonra yine
ve 2 yıl sonra tekrar...
böyle toefl yaşam döngüsü sürüp gidicek.iş başvuruları,doktora,dil tazminatı cart curt.
ets sayemde zengin olacaksın bunu bil! (ben ve benim gibiler tarafımdan.)
mayısta ales boku var bi de.yüksek lisans yeaa.

so many things that get me angry,so many things that get me mad

Yani buraya yazmak gerçekten aklımda vardı,yalan değil,diğer platformlara yazınca burası göz ardı ediliyor.
Sinirlenince yazıyordum ya buraya eveet bugünkü konumuz genel biraz.Ülkeden bahsedeyim mi.
Mesela ben her gün,yolun ortasında delirip herkesi öldürmediğim için ne kadar sakin kaldığım için kendi kendime övünebilirim.Toplum olarak yıllar geçtikçe iğrençleştik kimse kusura bakmasın azınlık bir insan topluluğu hariç, bu köyden kente göçler sonucu oluşan yeni neslin şehre inmesiyle her giydiğimiz,yürüyüş tarzımız,saç rengimiz,ne bok yediğimiz garip gelmeye başladı.apaçiler işte en basitinden.bazen o kadar sinirleniyorum ki elime silahı alıp hepsini ortadan kaldırmak istiyorum "e ama eğitilir?"derseniz olmaz öyle.olamaz yani.hah sonra bizim toplum kimin naptığını,kimin kimle seviştiğini çok önemser oldu.hani leş gibi bir dedikodu dalgası oluşuyor bir de toplum öyle ki "öteki naptı,başkası ne der,başkası nasıl bakar" kafasını yaşadıkça bizden adam ol-maz.böyle heceledim ki ne kadar sinirli olduğum anlaşılsın.pardon da size giren çıkan ne? işte en çok bu lafa bayılıyorum.
Şimdi de şu din gösterişinden bahsedeceğim.Mesela cuma günleri ankaray altgeçidini öğlen saatleri kullanmayın bence.Ayak kokuyor leş gibi.Herkes kendi seccadesini getirmiş,insanların geçeceği yolu da tıkamışlar,namaz kılıyorlar.Ee,yer var diğer camilerde.Ama niye orası? çünkü herkes görecek ya,cemaatinden biri görmezse naparlar di mi tüh tüh.orada herkes okuluna işine gücüne yetişmeye çalışırken her tarafı doldurmaları bildiğiniz leş gibi bi gösteriş bence.buna da sinirliyim.ayak kokusu daha da sinirlendiriyor beni tüm alt geçit boyu fularımı burnuma sokarak geçtim herhalde.
Şimdilik bu kadar,kendimden bahsetmeyeyim öteki yerlerde bol bol bahsediyorum,farklı olsun dedim.
Bir de yine dişim ağrıyor benim.of.

bayram konulu bilög

kesinlikle şurada şimdi kurban bayramının bana ne kadar saçma ve ters olduğunu yazmayacağım kararlıyım.anlatana kadar ölüyorum çünkü,tivitırda da konu hakkında azıcık çıtlatmıştım,özet olarak kan dökme karşılığı cennet vaadi kadar saçma bişey yok.yani bayramın amacı bence fakirlere yardım etmek türü bişey,şimdilerde işin ehli olmayan birileri çıkıp yolun ortasında dana kesiyor,olmadı kaçanı tüfekle vuruyorlar hayvanlar telef oluyor iyice işler boka batıyor.
neyse bayram olarak konu bu değil.
dün sabahtan akşamüstüne kadar babanemdeydim geleni gideni ağırladık,her yeni misafir geldikçe babanem elime tatlı tabağı tutuşturdu,kilo vermeme üzüldüğü için baklavaları yedirmeye çalıştı bu durum oldukça can sıkıcıydı bir başka sıkıcı taraf ise; bazı eski komşuların ziyaretlerinde patavatsızca konuşmaları oldu.
küçüklüğümü geçirdiğim mahallem babanemin evinin civarı olduğu için hep oradaki çocuklarla oynuyordum,neyse, gelen komşuların bi kısmı hep benim yaşıtım olan torunlarını (yaşları 20 veya 21 bu torunların.) nasıl nişanladıklarını nasıl evlendiklerini gerine gerine anlatır oldular bu seferki bayram ziyaretlerinde.Zaten ben haberleri aldıkça -biraz da öküz olduğum için verdiğim tepkiler soğuk kalıyor- "aa bu yaşta mı?hımm iyi bari mutlu olsun." dedikçe gelen komşular iyice coştular "darısı başına,bi sen kaldın zaten mahalledeki çocukluk arkadaşlarından yaa yaa" diye.
-Bu çılgın komşular ziyarete gelmeden önce annem ve babanemle otururken yurtdışında yüksek lisans,toefl,doktora gibi konuları konuşuyorduk, bir de işin tezatlığına bakın.yaşıtlarım saçma sapan bi yaşta evlenirlerken ben adamakıllı kendi halinde akademik planlar yapıyordum bilög.-
Tabi coşkun teyzelere karşı annemle ben sinirlenip biraz konuyu alaya aldık,annem : "yaa bizimki evde kaldı işte hep okumaktan bunlar daha master da yapıcak bi de doktora öyle evlenmeden kuruyacak bizim kız :( " dedi.o sırada annemle ben,ikimiz gülmemek için zor tutuyorduk kendimizi.böyle saçmalayan komşulara ne kadar ters davrandıysam artık akşamında apartmanda dedikodu çıkmış hakkımda,babanemden öğrendim. "inatçı hardal küçüklüğünde ne kadar ters bir çocuksa şimdi de öyle ters biri olmuş vallaha." diye.Aman s.kime kadar afedersiniz.Bu evlenen yaşıtlarıma üzülüyorum çünkü hiçbiri üniversite hayatı göremediler.Üniversite hayatı derken derslerden ibaret değil tabi.Detaylara girmeyeyim,burayı okuyan kesinlikle aradaki farkı anlıyordur zaten.
İşte böyle geçmişti bizim bir ziyaretimiz..
Sırada istanbul var,birazdan yola çıkacağım bilög.
Au revoir.

Şu hayatta naparlarsa yapsınlar odun gibi kalacak, bir türlü değişemeyecek bir takım kişiler var.Yazık diyorum,gördükçe üzülüyorum ama kimsenin elinden birşey gelmiyor.Sabit kafa direkt.Ne yeni bir bilgi sahibi olabiliyor ne de kendisini değiştirebiliyor ki oldukça acınası (bilgi derken ders-eğitim-öğrenim değil.) aman şuraya şu düşüncemi yazayım da rahatlayayım dedim.

Buraya bişeyler yazcaktım unuttum.En basitinden aklıma geleni yazayım.
Kilo vermeye başladım ben.1 ayda yaklaşık 5 kilo gitti.
Sonra, dün spor salonunda en gıcık reklamlardan biri olan ali ağaoğlu'nun reklamını düşündüm.böyle fitness salonundaki obezleri arkamda toplayıp reklamdaki gibi,hani inşaata başladık bile diyip ahahaeağ diye gülüyolar ya "zayıflamaya başladık bile ahahahaeağ"diye gülmeyi düşündüm en önde böyle elimde dumbell kaldırırken.

sonra bi de dün spor salonunda bisikletten düştüm.nasıl oldu demeyin yoruldum,dengemi kaybedip düştüm.yani artık üşengeçliğim bilinçaltıma işlemiş.bişeyi bırakmak isteyince kolum bacağım kendini bırakır oldu.

sınavlarım başlamak üzere bir de.bu sefer ilginçtir ki fazla stres altında değilim.herhalde okulun açıldığı haftadan beri her gün düzenli olarak ders çalışmamdan dolayı böyle bi rahatlık var üstümde.sonuçları görücez bi kaç haftaya.

evet şimdilik bu kadar.

aklımdasın bilögır

aklıma bisürü yazacak şey geldi derken yine uçuyor, mesela bi tanesi aklıma geldi hemen yazayım : geçen gün arkadaşıma giderken otobüste önümde evli bi çift oturuyordu, hararetli bi şekilde tartışmaktaydılar ellerinde de ikisinin kağıtlar vardı.neyse kağıtta yazanlara denk geldim "eşim çok konuşuyor,boş konuşuyor" öteki kağıtta ise "eşimin yemekleri lezzetsiz oluyor kavga ediyoruz" diyordu.herhalde evlilik danışmanına gidiyor olmalılar diye düşündüm. üzüldüm bi yandan da kurtarmaya çalışıyorlar ama iki cümleyle bile karşı karşıya geldiğimde olaylar olmuş diyorum.ancak evliliklerini kurtarma çabalarını kendimce takdir ettim böyle 15 saniyelik olaydan da çıkarımlar yaparım hemen işte.
bi de leş gibi sağlık sorunlarım çıktı yine benim.laylaylom diye geziniyorum dalgamı geçiyorum o sorunlarla ama bi 10 yıla dönüp dolaşıp götüme girecek çok net hissediyorum bunu.
tekrar buraya yazma dileğiyle bilög.
au revoir.
 
You're my disco,playing on the radio. | TNB